Osman YAZICI
Köşe Yazarı
Osman YAZICI
 

Spor Federasyonu başkanlığına…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, her alanda olduğu gibi spora, sporcuya, kulüplere de ayrı önem veren ve dünyada beden eğitimini ülkesinde zorunlu kılan ilk devlet adamıdır. Atatürk‘ün “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü de spora verdiği önemi anlatır. 23 Nisan’ı dünya çocuklarına, 19 Mayıs’ı da gençlere armağan etmiştir.  “Cumhuriyet fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister.” ve “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.” derken gençlerin donanımlı birer sporcu olmalarını öğütlemiştir. Bu konuda sayfalarca yazı yazabiliriz. * Kişisel olsa da; çocuklarını spor alanında yetiştirmek isteyen ailelerin sorunları aynı. Anlatalım.. Türk aile geleneğinde, eğitim ve sporun önemi büyüktür. Aileler, ” İyi Okul”  veya spor için  “İyi Kulüp”  araştırırken, çevresine ve tanıdıklarına sorar, araştırır, yardım ister. Sporda ve Sanat ’ta torpil olmaz. Buna rağmen araştırmanın faydaları çoktur. Futbol Federasyonu başkanı Nihat Özdemir başta olmak üzere, federasyonun her kademesindekileri yakından tanır, bilir, , dostluklarım vardır. İsim saymamıza gerek yok. Oğlum, 2006 doğumludur,  en büyük hayâlı basket oynamaktır.. İstekli, disiplinli, çalışkan, boyu 1.80, alt yapısı olan birisi. TOFAŞ başta olmak üzere çeşitli özel ve okul takımlarında oynadı. Pandemi öncesinde yapılan okullar arasındaki maçlarda yıldız oyuncular arasındaydı. Bazı dostlarımızın önerisi ile istedik ki, alt yapısı olan daha kurumsallaşmış yerlerde oynasın, bu alanda uzmanlaşsın, yetişsin. * Dostlarımıza, oğlumuza sahip çıkacak, yetiştirecek bir yer bulmalarını rica ettik. Önce Türk Telekom’u buldular. Takımın Koç’u aradaki referanslar sayesinde, sadece göstermelik 10 dakika denemiş gibi yaptı ve ” Yeterli “ değil dedi. Zaten yerli olsaydı milli takımlarda oynardı. Hocaların görevi, istekli sporcuları yeterli hale getirmek olmalıdır. Aynı takımdan oğlumun yakından bildiği, tanıdığı, seviyece çok düşük olan arkadaşları olduğunu de biliyordu. Gencer Baytimur gibi sporda sevilen bazı dostlarımızın yönlendirmesi ile Ormanspor basket takımında şansımızı denemeye karar verdik. Tarım bakanı Bekir Pakdemirli Bey’i; baba rahmetli Ekrem Pakdemirli’nin Anavatanlı yıllarında danışmanlık yaptığım dönemden tanırım. Bu kadar basit iş için koskoca bakana veya bakan yardımcısı veya Orman Genel Müdürüne  rica edecek değildik ya.. Nihayetinde kamuya bir genel müdür atamıyoruz, istekli, yetişmeye müsait oğlumuza basket oynayacak bir yer arıyorduk. Millî takıma sporcu seçmiyoruz. Buna rağmen tarafsız, önyargısız bir gözlemci denetiminde izlenmesi durumunda oğlumun baskette yaşıtları arasında  önde olduğu görülecektir.. * Orman Genel müdür yardımcısı çok değerli bir hemşerimize rica ettik, oda bizi kulüpten sorumlu başka bir genel müdür yardımcısına, oradan da sorumlu müdüre derken, oğlumuzu Ormanspor’a verdik. Ne fayda. Burnunda kıl aldırmayan, kendisinin çalıştırmadıkları dışında hayat hakkı vermeyen, anlı şanlı takımın Volkan Koçu’na takıldık. Tepeden referansla gittiğimiz için hemen bileti kesemedi. Ancak, oğlumuzu yetişmesi için değil, spordan soğuması için elinden gelen baskıyı, mobingi yaptı. Hedefine de ulaştı. Adam sanki milli takıma sporcu yetiştiriyor.. Sonunda da o yaştaki çocukların anlayacakları dilden konuşmayıp, ”Ben bu kişilerle yola devam edeceğim” diyerek oğlumuza yol gösterdi. Oğlumuzda spordan soğuyarak ayrıldı..O yaştaki çocuklar için bunun ne demek olduğunu bilenler biliyor. * Avrupa’da olsaydı, böylesine yetişmeye müsait, hevesli çocukları havada kaparlar, üstüne bir de burs verirler ve el üstünde tutarlar. Burası Türkiye. Her işte olduğu gibi sporda da yozlaşma, adam kayırma  alabildiğine.. Bürokrasi ve siyasetteki entrikaları bilirim, hatta spor camiasında dönen, şikeleri de. Sporun en alt kademesindeki bu entrikaları yeni öğrendim. Sonuçta bu çevremizle, bu gücümüzle, oğlumun basket oynayacağı, yetişeceği bir bulamadık. Bu gayret ile kamuya bir Genel müdürü rahat atardık. Nihat Özdemir Bey, amatör spor kulüplerine bir el atın lütfen.!. Sporda da tuz koktu çünkü.. Oğluma, basket oynayacak, yetiştirilecek bir yer bulamadık. Bu ayıp  spor camiasındaki dostlarıma yeter..
Ekleme Tarihi: 22 Şubat 2021 - Pazartesi

Spor Federasyonu başkanlığına…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, her alanda olduğu gibi spora, sporcuya, kulüplere de ayrı önem veren ve dünyada beden eğitimini ülkesinde zorunlu kılan ilk devlet adamıdır. Atatürk‘ün “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü de spora verdiği önemi anlatır. 23 Nisan’ı dünya çocuklarına, 19 Mayıs’ı da gençlere armağan etmiştir.


 “Cumhuriyet fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister.” ve “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.” derken gençlerin donanımlı birer sporcu olmalarını öğütlemiştir. Bu konuda sayfalarca yazı yazabiliriz.


*


Kişisel olsa da; çocuklarını spor alanında yetiştirmek isteyen ailelerin sorunları aynı. Anlatalım.. Türk aile geleneğinde, eğitim ve sporun önemi büyüktür. Aileler, ” İyi Okul”  veya spor için  “İyi Kulüp”  araştırırken, çevresine ve tanıdıklarına sorar, araştırır, yardım ister. Sporda ve Sanat ’ta torpil olmaz. Buna rağmen araştırmanın faydaları çoktur.


Futbol Federasyonu başkanı Nihat Özdemir başta olmak üzere, federasyonun her kademesindekileri yakından tanır, bilir, , dostluklarım vardır. İsim saymamıza gerek yok. Oğlum, 2006 doğumludur,  en büyük hayâlı basket oynamaktır.. İstekli, disiplinli, çalışkan, boyu 1.80, alt yapısı olan birisi.


TOFAŞ başta olmak üzere çeşitli özel ve okul takımlarında oynadı. Pandemi öncesinde yapılan okullar arasındaki maçlarda yıldız oyuncular arasındaydı. Bazı dostlarımızın önerisi ile istedik ki, alt yapısı olan daha kurumsallaşmış yerlerde oynasın, bu alanda uzmanlaşsın, yetişsin.


*


Dostlarımıza, oğlumuza sahip çıkacak, yetiştirecek bir yer bulmalarını rica ettik. Önce Türk Telekom’u buldular. Takımın Koç’u aradaki referanslar sayesinde, sadece göstermelik 10 dakika denemiş gibi yaptı ve ” Yeterli “ değil dedi.


Zaten yerli olsaydı milli takımlarda oynardı. Hocaların görevi, istekli sporcuları yeterli hale getirmek olmalıdır. Aynı takımdan oğlumun yakından bildiği, tanıdığı, seviyece çok düşük olan arkadaşları olduğunu de biliyordu.


Gencer Baytimur gibi sporda sevilen bazı dostlarımızın yönlendirmesi ile Ormanspor basket takımında şansımızı denemeye karar verdik.


Tarım bakanı Bekir Pakdemirli Bey’i; baba rahmetli Ekrem Pakdemirli’nin Anavatanlı yıllarında danışmanlık yaptığım dönemden tanırım. Bu kadar basit iş için koskoca bakana veya bakan yardımcısı veya Orman Genel Müdürüne  rica edecek değildik ya..


Nihayetinde kamuya bir genel müdür atamıyoruz, istekli, yetişmeye müsait oğlumuza basket oynayacak bir yer arıyorduk. Millî takıma sporcu seçmiyoruz. Buna rağmen tarafsız, önyargısız bir gözlemci denetiminde izlenmesi durumunda oğlumun baskette yaşıtları arasında  önde olduğu görülecektir..


*


Orman Genel müdür yardımcısı çok değerli bir hemşerimize rica ettik, oda bizi kulüpten sorumlu başka bir genel müdür yardımcısına, oradan da sorumlu müdüre derken, oğlumuzu Ormanspor’a verdik.


Ne fayda. Burnunda kıl aldırmayan, kendisinin çalıştırmadıkları dışında hayat hakkı vermeyen, anlı şanlı takımın Volkan Koçu’na takıldık. Tepeden referansla gittiğimiz için hemen bileti kesemedi. Ancak, oğlumuzu yetişmesi için değil, spordan soğuması için elinden gelen baskıyı, mobingi yaptı. Hedefine de ulaştı. Adam sanki milli takıma sporcu yetiştiriyor..


Sonunda da o yaştaki çocukların anlayacakları dilden konuşmayıp, ”Ben bu kişilerle yola devam edeceğim” diyerek oğlumuza yol gösterdi. Oğlumuzda spordan soğuyarak ayrıldı..O yaştaki çocuklar için bunun ne demek olduğunu bilenler biliyor.


*


Avrupa’da olsaydı, böylesine yetişmeye müsait, hevesli çocukları havada kaparlar, üstüne bir de burs verirler ve el üstünde tutarlar. Burası Türkiye. Her işte olduğu gibi sporda da yozlaşma, adam kayırma  alabildiğine..


Bürokrasi ve siyasetteki entrikaları bilirim, hatta spor camiasında dönen, şikeleri de. Sporun en alt kademesindeki bu entrikaları yeni öğrendim. Sonuçta bu çevremizle, bu gücümüzle, oğlumun basket oynayacağı, yetişeceği bir bulamadık.


Bu gayret ile kamuya bir Genel müdürü rahat atardık. Nihat Özdemir Bey, amatör spor kulüplerine bir el atın lütfen.!. Sporda da tuz koktu çünkü..


Oğluma, basket oynayacak, yetiştirilecek bir yer bulamadık. Bu ayıp  spor camiasındaki dostlarıma yeter..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.