Kanserden korunmada beslemenin önemi..

Sağlık 21.11.2022 - 20:09, Güncelleme: 02.12.2022 - 09:39 589 kez okundu.
 

Kanserden korunmada beslemenin önemi..

Beslenme ve Diyet uzmanı. Diyetisyen doktor Havva Baler Gezgüç. Ankara   Onkoloji Eğitim ve Araştırma  Hastanesi’nde görev yapmaktadır..  Başkentteki” Rizeli Bürokratların Buluşma” yemeğinde uzunca sohbet ettik. Beslenme ve diyet konusunda çok şey öğrendik. Hem mesleki yöndeki bilgisi, hem de insanı yönden yaklaşımı, güler yüzlü, tatlı dili herkesi etkiliyor. Bu özelliği ile takdir topluyor. Bu bilgisi ve pozitif enerjisi ile TRT’de mutlaka ”Beslenme ve Diyet” konusunda program yapmalı. Toplumu bilgilendirmeli ve  yönlendirmelidir.. Özellikle genç kuşakların” Yanlış beslenme” alışkanlıkları konusunda yönlendirebilir. Geçlerin buna ihtiyaçları vardır. Bu beslenme alışkanlıklarına dur demez isek, obezite toplumu olup çıkarız.  Havva Baler Gezgüç, genç, dinamik, mesleğinde oldukça idealist, sempatik, güler yüzlü ve çok başarılı.. insanların gerek sağlıkları ve gerekse psikolojilerini olumsuz yönde etkileyen fazla kilolarından kurtulmalarında veya tam tersi durumda, kilo almaya ve böylelikle sağlığına kavuşmaya çalışan insanların beslenmeleri için kesinlikle en iyi yol göstericilerden biri.. Diyetisyen Hava hanımın etkileyici başarıları, ekran yüzü takdire şayandır  Çağımızın vebası olan kanserle mücadelede beslenmenin yeri tartışılmaz. Ancak birçok kişi sağlığına iyi geleceğini düşünerek kulaktan dolma bilgilere göre besleniyor. Kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmesi ve bitkisel ürünlere çok fazla yönelim olması yarardan çok zarar verebiliyor. Peki kanser hastaları hangi besinleri tercih etmeli? Havva Baler Gezgüç kanser hastalarına beslenme tavsiyelerde bulundu. İşte kanser hastalarının beslenmesinde doğru bilinen yanlışlar… İşte Havva Baler Gezgüç'ün yaptığı açıklamalar;  Gerek dünyada, gerekse Türkiye’de görülme sıklığı her geçen gün artan kanser, karşımıza kalp hastalıklarının ardından ikinci ölüm nedeni olarak çıkıyor. Beslenme alışkanlıkları ise kanser oluşumunda önemli faktörlerden biridir.  Kansere neden olan besin kaynaklı nedenler; Yetersiz diyet posası, Yüksek dozda kullanılan katkı maddeleri, Tütün ve alkol, Aşırı veya yetersiz beslenme, Şişmanlık, Uygun olmayan saklama ve pişirme yöntemleridir. Besin Gruplarının Kanserle İlişkisi Karbonhidratlar ve Kanser Karbonhidratlar başlıca enerji kaynağımızdır. Gereksinimin üzerinde, özellikle şeker, un ve nişastanın fazla alınması obeziteye neden olmaktadır. Taze sebze ve meyveler, tahıl ve kurubaklagillerin yeterli tüketilmesi posa alımının artmasına neden olup barsak düzenini sağlayarak özellikle kolorektal kansere karşı koruyucu etki yaratmaktadır.  Proteinler ve Kanser İyileşme ve doku onarımı bakımından yeterli alımı önemlidir.  Ancak yüksek miktarda hayvansal protein alındığında   doymuş yağ tüketiminde de artış olmaktadır. Doymuş yağ tüketimi ile meme, prostat, rahim, kolorektal, pankreas ve böbrek kanserleri arasında ilişki bulunmaktadır. Yağ içeriği yüksek et ve nitrat, nitrit gibi katkı maddeleri içeren işlenmiş et (sucuk, sosis, salam vb.) tüketimi yerine alternatif protein kaynakları olan balık, tavuk, hindi, yağsız dana eti sağlıklı pişirme yöntemleri ile tercih edilmelidir. Yağlar ve Kanser Yağlar vücudun enerji deposu olup vücutta sentezlenemeyen elzem yağ asitleri ve yağda çözünen vitaminlerin alınması için gereklidirler. Ancak yağın her çeşidinin (sıvı veya katı, hayvansal veya bitkisel) fazla miktarda tüketilmesi özellikle prostat, meme, testis, rahim, yumurtalık ve kolorektal kanserlerin oluşum riskini arttırmaktadır. Kanserojen maddeler yağ içinde birikir ve fazla yağ alımı bu maddelerin vücuda girişini artırır. Özellikle kalın bağırsak-rektum kanserlerini ilerletici safra tuzları gibi maddelerin yapımı yağ alımı arttıkça artar. Ayrıca cinsiyet hormonları yapısal olarak yağa benzerler. Yağın fazla alımı bu hormonların çalışma düzenini bozar. Örneğin östrojen miktarının fazla olması kadınlarda meme ve rahim  kanserine neden olabilmektedir.   Besinleri Saklama-Pişirme Yöntemi ve Kanser Besinlerin nemli ortamda saklanması ile oluşan küf, mangal kömürüne yakın olarak pişirilen besinler, yağın kızdırılması ve yakılması ile oluşan oksidasyon ürünleri kansere neden olmaktadır. Bu nedenle kızartma, kavurma, közleme, tütsüleme gibi hatalı pişirme yöntemleri yerine haşlama ve fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Küflenmiş, tazeliğini koruyamamış besinler tüketilmeden imha edilmelidir.   Alkol Tüketimi ve Kanser Alkol tüketimi sık olan kişilerde karaciğer kanseri, özellikle bira tüketimi fazla olan bireylerde kolorektal kanser, alkol oranı yüksek içki tüketenlerde ağız, baş, boyun kanserlerine sık rastlanmaktadır. Alkol alımı sigara ile birlikte olduğunda kansere yakalanma riski daha da artmaktadır.   

Beslenme ve Diyet uzmanı. Diyetisyen doktor Havva Baler Gezgüç. Ankara   Onkoloji Eğitim ve Araştırma  Hastanesi’nde görev yapmaktadır.. 


Başkentteki” Rizeli Bürokratların Buluşma” yemeğinde uzunca sohbet ettik. Beslenme ve diyet konusunda çok şey öğrendik. Hem mesleki yöndeki bilgisi, hem de insanı yönden yaklaşımı, güler yüzlü, tatlı dili herkesi etkiliyor. Bu özelliği ile takdir topluyor.


Bu bilgisi ve pozitif enerjisi ile TRT’de mutlaka ”Beslenme ve Diyet” konusunda program yapmalı. Toplumu bilgilendirmeli ve  yönlendirmelidir..


Özellikle genç kuşakların” Yanlış beslenme” alışkanlıkları konusunda yönlendirebilir. Geçlerin buna ihtiyaçları vardır. Bu beslenme alışkanlıklarına dur demez isek, obezite toplumu olup çıkarız. 


Havva Baler Gezgüç, genç, dinamik, mesleğinde oldukça idealist, sempatik, güler yüzlü ve çok başarılı.. insanların gerek sağlıkları ve gerekse psikolojilerini olumsuz yönde etkileyen fazla kilolarından kurtulmalarında veya tam tersi durumda, kilo almaya ve böylelikle sağlığına kavuşmaya çalışan insanların beslenmeleri için kesinlikle en iyi yol göstericilerden biri..
Diyetisyen Hava hanımın etkileyici başarıları, ekran yüzü takdire şayandır 


Çağımızın vebası olan kanserle mücadelede beslenmenin yeri tartışılmaz. Ancak birçok kişi sağlığına iyi geleceğini düşünerek kulaktan dolma bilgilere göre besleniyor. Kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmesi ve bitkisel ürünlere çok fazla yönelim olması yarardan çok zarar verebiliyor. Peki kanser hastaları hangi besinleri tercih etmeli? Havva Baler Gezgüç kanser hastalarına beslenme tavsiyelerde bulundu. İşte kanser hastalarının beslenmesinde doğru bilinen yanlışlar…
İşte Havva Baler Gezgüç'ün yaptığı açıklamalar;


 Gerek dünyada, gerekse Türkiye’de görülme sıklığı her geçen gün artan kanser, karşımıza kalp hastalıklarının ardından ikinci ölüm nedeni olarak çıkıyor. Beslenme alışkanlıkları ise kanser oluşumunda önemli faktörlerden biridir. 
Kansere neden olan besin kaynaklı nedenler;
Yetersiz diyet posası,
Yüksek dozda kullanılan katkı maddeleri,
Tütün ve alkol,
Aşırı veya yetersiz beslenme,
Şişmanlık,
Uygun olmayan saklama ve pişirme yöntemleridir.

Besin Gruplarının Kanserle İlişkisi


Karbonhidratlar ve Kanser


Karbonhidratlar başlıca enerji kaynağımızdır. Gereksinimin üzerinde, özellikle şeker, un ve nişastanın fazla alınması obeziteye neden olmaktadır. Taze sebze ve meyveler, tahıl ve kurubaklagillerin yeterli tüketilmesi posa alımının artmasına neden olup barsak düzenini sağlayarak özellikle kolorektal kansere karşı koruyucu etki yaratmaktadır. 


Proteinler ve Kanser


İyileşme ve doku onarımı bakımından yeterli alımı önemlidir.  Ancak yüksek miktarda hayvansal protein alındığında   doymuş yağ tüketiminde de artış olmaktadır. Doymuş yağ tüketimi ile meme, prostat, rahim, kolorektal, pankreas ve böbrek kanserleri arasında ilişki bulunmaktadır. Yağ içeriği yüksek et ve nitrat, nitrit gibi katkı maddeleri içeren işlenmiş et (sucuk, sosis, salam vb.) tüketimi yerine alternatif protein kaynakları olan balık, tavuk, hindi, yağsız dana eti sağlıklı pişirme yöntemleri ile tercih edilmelidir.


Yağlar ve Kanser


Yağlar vücudun enerji deposu olup vücutta sentezlenemeyen elzem yağ asitleri ve yağda çözünen vitaminlerin alınması için gereklidirler. Ancak yağın her çeşidinin (sıvı veya katı, hayvansal veya bitkisel) fazla miktarda tüketilmesi özellikle prostat, meme, testis, rahim, yumurtalık ve kolorektal kanserlerin oluşum riskini arttırmaktadır. Kanserojen maddeler yağ içinde birikir ve fazla yağ alımı bu maddelerin vücuda girişini artırır. Özellikle kalın bağırsak-rektum kanserlerini ilerletici safra tuzları gibi maddelerin yapımı yağ alımı arttıkça artar. Ayrıca cinsiyet hormonları yapısal olarak yağa benzerler. Yağın fazla alımı bu hormonların çalışma düzenini bozar. Örneğin östrojen miktarının fazla olması kadınlarda meme ve rahim  kanserine neden olabilmektedir.

 

Besinleri Saklama-Pişirme Yöntemi ve Kanser


Besinlerin nemli ortamda saklanması ile oluşan küf, mangal kömürüne yakın olarak pişirilen besinler, yağın kızdırılması ve yakılması ile oluşan oksidasyon ürünleri kansere neden olmaktadır. Bu nedenle kızartma, kavurma, közleme, tütsüleme gibi hatalı pişirme yöntemleri yerine haşlama ve fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Küflenmiş, tazeliğini koruyamamış besinler tüketilmeden imha edilmelidir.

 

Alkol Tüketimi ve Kanser


Alkol tüketimi sık olan kişilerde karaciğer kanseri, özellikle bira tüketimi fazla olan bireylerde kolorektal kanser, alkol oranı yüksek içki tüketenlerde ağız, baş, boyun kanserlerine sık rastlanmaktadır. Alkol alımı sigara ile birlikte olduğunda kansere yakalanma riski daha da artmaktadır.   

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.