Haber Detayı
01 Temmuz 2011 - Cuma 21:33 Bu haber 176 kez okundu
 
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI FETULLAH GÜLEN'E HÜRMETLERİMLE
- Haberi
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI FETULLAH GÜLEN'E HÜRMETLERİMLE

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ŞAMPİYONUMUZ ve GURURUMUZ FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİYE HÜRMETLERİMİZLE.   Yaşadığımız şu güzel dünya’da takdir edersiniz ki, güreşte olimpiyat ve dünya şampiyonlarımız var. Ama olimpiyatlarda Türk milletinin ve devletinin sesini duyamaz olduk, ta ki Türkçe olimpiyatlarına kadar!..   Atletizmde ve futbolda da çeşitli derecelere sahibiz. Ama Türkçe konusunda, bin yıldan beri ilk defa olimpiyat ve dünya şampiyonluğu kürsüsüne çıkıyoruz. Oradaki gururumuz Fetullah Gülen hocaefendi. Türkiye’de bir takım kişilerin ve çevrelerin, ona nasıl büyük bir kinle düşman olduklarını çok iyi biliyorum. Bu düşmanlığın bir sebebi, onun isminin sonundaki (Hocaefendi) sıfatıdır. Hocaefendi denilince adamların aklına İslâmiyet geliyor. İslâm düşmanları, onun ismine bile tahammül edemiyorlar. Çünkü o, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın) safsatasıyla uyuyan Müslümanlardan değildir. Okuyan, araştıran, bilen, eser veren ve etrafına kendisi gibi aydınlıklar toplayan kimselerdendir. Hani ondan: Komünist Fetullah Gülen, düzenbaz - madrabaz Fetullah Gülen... diye bahsedilse, o kişilerin kılları bile kıpırdamayacaktır.   Öfkelenen kişiler, Hocaefendinin Türkçe bayrağımızı dünyanın 115 ülkesinde dalgalandırmasına da tahammül edemiyorlar. Türkiye’de Türkçemizi basit bir aşiret dili hâline getirmek için “abidik - gubidik” kelimelerle konuşanlar, yazanlar, Hocaefendinin zengin Türkçesi karşısında da ifrit kesiliyorlar. Mesela; Afrika’nın Kongo Cumhuriyeti’nden gelen 4-5 yaşlarındaki çocukların İstiklâl Marşımızın 10 kıt’asını ezbere okumalarını duyunca, görünce, öğrenince, lâiklik ve irtica edebiyatına başlıyorlar. Çünkü onların çocukları zoraki ilkokulda andı ve İstiklâl Marşının ancak ilk iki kıtasını zoraki ezberlemişler ve ruhundun uzaklar; çünkü onların yaşantısı buna uygun değildi!..   624 yıllık Osmanlı devrimizde de, 77 yıllık Cumhuriyet dönemimizde de, Türkçemizi, Türkiye dışında, 115 ülkede yaymak - yaşatmak gayreti gösterilmedi. Ama şimdi, bir tek yürekli adam, yani Fetullah Gülen Hocaefendi böyle mübarek ve mukaddes bir hizmetin bayraktarı durumunda. Onu, ömrüm boyunca daima minnetle anacağım. Çünkü Diyarbakır’ın büyük vatansever evlâdı Süleyman Nazif merhum diyor ki: Türkçe, milletimizin iskeletidir.” Çok doğru! Nasıl iskeletsiz bir insan, bir et yığını haline dönerse, dilsiz bir millet de varlığını, istiklâlini, dinini, diyanetini koruyamaz ve kısa zamanda  (Allah korusun) yok olur giderler!..   Şimdi şu satırları, düşünenler, anlayanlar, bilenler için yazıyorum: Bizim Amerikalılarla ilk tanışmamız 1797 yılında İzmir limanında oldu. Üç yıl sonra ABD ile Devlet-i Aliye arasında bir antlaşma imzalandı: Amerikalılara bir takım imtiyazlar verildi. O çerçeve içinde ABD, Osmanlı’daki Ermenilerin himayesini kendi üzerine aldıErmeni vatandaşlarımızı okutmak için Harput’ta, Sivas’ta, Kayseri’de, Van’da, Maraş’ta, Adana’da kolejler açtı…Onlar açarken iyi de, ya bizler!..   Sonra, İstanbul’a iki Amerikalı geldi: Cyrus Hamlin ve Christoper Robert.Bunlar Rumeli Hisarı’nda Robert Kolejini kurdular ve 1863 yılında sadece dört öğrenciyle eğitime başladılar.   Robert Koleji, 43 yıl içinde 8.582 kişiyi mezun ettiBunların 2.729’u Ermeni1971’i Bulgar2.437’si Rum1.427’si ise Avrupa’dan gelen Hristiyan çocuklarıydı. Robert Koleji sadece: 17 Türk öğrencisi okuttu.Onlardan da sadece biri mezun oldu: Tevfik Fikret’in oğlu Halûk. Halûk Amerika’ya giderek Papazlık mesleğini seçti. Papaz olarak yaşadı - öldü…Rahmetli Bülent Ecevit olmak üzere, ülkemde çok kişi Robert Kolej mezunu değil mi!.. Bunların büyük bir kısmı bu cennet ülkemi yönetmedi mi!..Neredeeen, nereye efendim, lütfen halimize ve Rabbimize şükredelim!..   Robert Kolej’den mezun olan 2.729 öğrencinin bir kısmı da Amerika’ya yerleşti. Bugünkü Ermeni lobisi, Amerikalıların, bizim ülkemizdeki okullarda yetiştirdikleri Ermeni gençlerinin eserlerindendir. Ermeni torunları dedeleriyle ve dedelerini yetiştiren ABD’lilerce ne kadar gurur duysa yine az; bilmem anlatabildim mi efendim!. Hocaefendinin yaptığı “kısasa kısas” Türk lobisini oluşturmak işte. Yıllardır benim cennet ülkendeki gençleri en güzel şekilde vatana-millete-yüce dinimize hizmetkâr olarak yetiştiren kuruluşun başı olan Fethullah Hocaefendiye saldıranların kimler olduğunu bu yazıyı okuyup değerlendirdikten sonra daha iyi anlıyorsunuz değil mi?..Köpeklerin görevi saldırmak, kervanınki ise yüremek!. Meyveli ağaç taşlanırsa, hocaefendi ve bu güzide kuruluşlara saldıranlar şunu bilsinler ki; artık bu millet her şeyi öğrenmiş ve şu ayete yürekten inanmakta:”Allah’ınyaktığı çırayı nefesleriyle söndürmeye kalkanlar, ancak sakallarının tutuşmalarıyla kalacaklardır!..” Bütün dünya’ya Türk’ün mührünü vuran bu kişilerin ancak eli sıkılır ve alınlarından öpülür ama temiz dudaklarla efendim, kirli kalp-el ve dudaklarla asla!.. Türkçe olimpiyatlarının ardından bu gidişle inşallah dünyaya şanlı Türk mührünü vuracağımız günler yakındır!. Ama benim ülkemde KELAYNAK kuşları bu gelişmelerden bayağı rahatsızca, buyurun cenaze namazına!.. Ülkemize gelen fahri elçilerimiz gençlerimizi,  onları yetiştiren idealist hocalarımızı alınlarından öpüyorum…Ülkenize, Osmanlının son mirası Türkiye’me, Fatihler ülkesine “Hoş geldiniz” canlarım..   Saygılarımla. Abdulkadir İPEKOĞLU-Em.edb.öğretmeni-Rize
Kaynak: Editör:
Etiketler: TÜRKÇE, OLİMPİYATLARI, FETULLAH, GÜLEN'E, HÜRMETLERİMLE ,
Yorumlar
Haber Yazılımı