Haber Detayı
28 Mart 2012 - Çarşamba 21:24 Bu haber 174 kez okundu
 
ÖĞRETMENLERİMİZ VE 4+4+4 MİLLÎ MODELİMİZ
- Haberi
ÖĞRETMENLERİMİZ VE 4+4+4 MİLLÎ MODELİMİZ

ÖĞRETMENLERİMİZ VE 4+4+4 MİLLÎ MODELİMİZ   Her ne kadar insanoğlunun eğitim anne karnında başlasa da, dokuz ay on beş gün sonra İnsan, bebek olarak dünyaya geldiğinde, daha bebek iken gözlerini açar açmaz çevresindekileri hissetmeye çalışır. Yemeği, içmeyi, emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı ve konuşmayı öğrenir. Kendisini ve çevreyi algılamaya çalışır. Tüm bunlara karşın yine de yaşadığı müddetçe maddi ve manevi yönden yardıma muhtaçtır değil mi?..   İnsanın yaşamdaki ilk öğretmenleri, sırasıyla anne, baba, abla, ağabey, nine ve dedesidir. Büyüyüp gelişen çocuk bilgilenme sürecine girer. Bu nedenle aile içi eğitim ve öğretim yetersiz kalır. Çocuğun bu döneminde ihtiyaç duyduğu bilgileri, ancak okulda öğretmen yönetiminde sistemli bir eğitimle olacağı ve yönlendirileceği net bir şekilde ortaya çıkar. Fiziki olarak okulun ve rehber olarak da öğretmenin devreye girmesiyle ailenin de bu konuda bir miktar sorunu çözülür, ama nereye kadar ve hangi modelle!... Bir milletin çağdaş ülkeler düzeyine erişebilmesi; eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi ile ancak mümkün olabilir. Eğitim sorunlarını çözen uluslar; kültür, sanat, bilim, teknoloji, sosyo-ekonomik alanında da kalkınmış ve ilerlemiştir. Eğitime gereken önem ve ilgiyi göstermeyen milletler, Atatürk’ün ifadesiyle de her zaman “başka milletlerin kölesi” olmaya mahkûmdurlar!.. Kalkınmanın temel şartı ise, her zaman milli sistemle eğitim ve öğretimdir. Ama görüyoruz ki, ülkemizde köle olmak isteyen çok!   Öğretmenlik, çocuğu sevmekle başlar!.. Öğretmen; insanları eğitmeyi ve öğretmeyi meslek edinen, eğitim kurumlarında çocuk ve gençlerin eğitim öğretimlerine rehberlik eden, yön veren ve yaşam hazırlayan kimsedir. Öğretmenler gününün amacı öğretmenin toplumdaki yeri ve rolü önemi ve değeri nedir, sorunlarını belirlemek ve öğretmeni olması gerekli yüce oruna oturtmaktır. Öğretmenlerin kendi aralarında bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla, ölenleri her zaman rahmetle anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin kutsal bilincine varmalarını sağlamak, onları milli modellerle hizmet ettirmek  zorundayız.   İşte, Öğretmenler Günü, bu fedakâr öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür…Bu günümüzü bol bol nutuklarla değil, icraatla şekillendirmenin zamanı geldi ve geçiyorgaliba!.. Çünkü, eğitim ve öğretime önem veren ülkeler ay’a çıkarken, biz neden halen yayayız düşünmeliyiz!..   Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bu günü fırsat bilmeli ve bu duygularla, onların ellerini öpmeliyiz. Okulu bitirip hayata atıldığımız zaman, bizi bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, kart veya mektupla hatırlarını sormak onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır sanırım… Görevde veya  emekli olan öğretmenlerimizi her zaman fırsat buldukça ziyaret ederek onlara yine “Öğretmenimizsiniz” imajını vermek, geçmişi yâd etmek, öğrencileri olarak en büyük mutluluk olsa gerek!..   Yıllarca emperyalist devletler ve onların yerli işbirlikçilerinin talimatları doğrultusunda bu asil milletimin çocuklarına referans olarak gösterilen sistemler ki en sonuncusu 28 ŞUBAT SÜRECİ sonucu SEKİZ YILLIK KESİNTİSİZ EĞİTİM sisteminin millî ve uluslar arası bir sistemle rafa kaldırılmasına karşı çıkan kişi ve kuruluşları lütfen mercek altına alınız ki, bunların perde arkası amaçlarının ne olduğunu müspet anlayalım!.. Başta İmam Hatiplilerin önünü kesmek ve ardından ülkemin sanayi bacalarının dumanını kesmek için meslek liselerini rafa kaldıran sekiz yıllık eğitimle halen yola devam diyenlerin, bugün milli eğitim camiası içinde dahi yer almaları karşısında niçin yıllarca yerimizde saydığımızı lütfen etraflıca düşünelim dostlarım!.. Aradan bunca yıllar geçmesine rağmen halen okur yazar olmayan insanlarımız varsa ve bunlar için ihalen halk eğitim müdürlüklerince OKUMA YAZMA KURSU açılıyorsa, lütfen 4+4+4’e karşı çıkan KELAYNAK KUŞLARI’nın kulakları çınlasın!.. Onlarla aramızdaki fark, KARA TRENLE-HIZLI TREN arasındaki fark gibidir!.. Bu yeni modele adapte olacak öğretmenlerimizle öğrencilerimiz çok daha başarılı olacaklardır inşallah!.. Üç meydan savaşı kazananın rütbesi MAREŞAL oluyorsa, üç seçimi ard arda 2002’de % 34,-2007’de % 47 ve 2011’de % 51’e varan başarısıyla SİYASİ MAREŞAL unvanına sahip Başbakanımızın halkımızın verdiği oylarla ehliyetli-liyakatlı ve bir o kadar da dirayetli kadrolarıyla 4+4+4 sistemini uygulamaya koymak istemesiyle muhaliflerce koparılan fırtınaya ve rüzgâra karşı tükürenlerin, salyalı tükürükleri göreceksiniz önümüzdeki günlerde inşallah kendilerine dönecektir! Sistemin mangal gibi yüreğe sahip ricallerimizce yüce meclisimizden bir an önce eksiksiz çıkartılıp, Cumhurbaşkanımızca da onaylamasının ardından, şanlı bayrağımızı teslim edeceğimiz, geleceğimizin teminatı sevgili çocuklarımızın, gençlerimizin, Milli Eğitim camiamızın  hizmetine bir an önce sunulması dileklerimle hayırlı ve uğurlu olsun, sisteme imzası olanlardan Allah razı olsun…   Saygılarımla… Abdulkadir İPEKOĞLU-Em.edb.öğretmeni-Rize
Kaynak: Editör:
Etiketler: ÖĞRETMENLERİMİZ, VE, 4+4+4, MİLLÎ, MODELİMİZ ,
Yorumlar
Haber Yazılımı