Haber Detayı
08 Mart 2012 - Perşembe 00:32 Bu haber 130 kez okundu
 
KÖTÜ HUYLARDAN KURTULMANIN REÇETESİ
- Haberi
KÖTÜ HUYLARDAN KURTULMANIN REÇETESİ

    KÖTÜ HUYLARDAN KURTULMANIN REÇETESİ Güzel ahlak, ilim ve edep öğrenmekle, iyi insanlarla arkadaşlık etmekle elde edilir. Kötü ahlak da bunun tersidir. Yani cahil kalmak, edepsiz olmak, kötü insanlarla arkadaşlık etmekten hâsıl olur. Cenab-ı Hak, Peygamber efendimizi överken (Gerçekte sen büyük bir ahlak üzeresin) buyuruyor. (Kalem 4) İyi insan, iyi ahlaklı insan demektir. Dinimiz iyi huylar edinmemizi, kötü huylardan kaçınmamızı emretmektedir. Güzel ahlaka sahip kimselere gıpta etmek, onlar gibi olmaya gayret etmek gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Nimete kavuşmuş olanlardan, tevazu gösterene ve kendini hep kusurlu bilene, helalden kazanıp, hayırlı yerde sarf edene, fıkıh bilgileri ile hikmeti [tasavvufu] birleştirene, helale harama dikkat edene, fakirlere acıyana, işlerini Allah rızası için yapana, huyu güzel olana, kimseye kötülük yapmayana, ilmi ile amel edene ve malının fazlasını dağıtıp, lafının fazlasını saklayana müjdeler olsun.) [Taberani] Öncelikle, güzel ahlâka sahip olmak için kötü huyları teşhis etmek lâzımdır. Peki, bu nasıl olacak? Bu teşhisi insanın kendisi yapar. Yahut bir âlimin, rehberin bildirmesi ile anlar. İnsan kendi kusurlarını zor görür. Güvendiği arkadaşına sorarak da, kusurunu öğrenir. Sadık olan dost onu tehlikelerden, korkulardan koruyan kimsedir. Düşmanlarının kendisine karşı kullandıkları kelimeler de, insana ayıplarını tanıtmaya yarar. Çünkü düşman, insanın ayıplarını arayıp, yüzüne çarpar. Arkadaşlar ise, insanın ayıplarını pek görmezler... Birisi İbrahim Ethem hazretlerine, ayıbını, kusurunu bildirmesi için yalvarınca, “Seni dost edindim. Her hâlin, hareketin bana güzel görünüyor. Ayıbını başkalarına sor!” dedi. Başkasında bir ayıp görünce, bunu kendinde aramak, kendinde bulursa, bundan kurtulmaya çalışmak lâzımdır. (Mümin müminin aynasıdır) hâdis-i şerifinin manası budur. Yani, başkasının ayıplarında, kendi ayıplarını görür. SEBEBİNİ ARAŞTIRMALI! İsa aleyhisselâma, “Bu güzel ahlâkı kimden öğrendin?” dediklerinde “Bir kimseden öğrenmedim. İnsanlara baktım. Hoşuma gitmeyen şeylerinden sakındım. Beğendiklerimi ben de yaptım” buyurdu. Selef-i sâlihînin, Eshâb-ı kiramın, velilerin hayat hikâyelerini okumak da, iyi huylu olmaya sebep olur... Din büyükleri buyuruyor ki: “Kötü huy, uyuz hastalığı gibi bulaşıcıdır. Bir kimse, iyilerle beraber olursa iyi olur, kötülerle beraber olursa kötü huylu olur. Mümin kurtulmak istiyorsa evvela kendisine ben huysuzum demesi lazımdır. Huysuz olduğunu kabul edip sonra da kendisine iyi arkadaşlar araması lazımdır. Bu arkadaşın huyları iyi olursa bu güzel huylar yavaş yavaş ona da geçer.” Kendinde kötü huy bulunan kimse, buna yakalanmanın sebebini araştırmalı, bu sebebi yok etmeye, bunun zıddını yapmaya çalışmalıdır. Kötü huydan kurtulmak, bunun zıddını yapmak için çok uğraşmak lâzımdır. Çünkü insanın alıştığı şeyden kurtulması güçtür.   Kötü şeyler nefse tatlı gelir. Büyük âlim, zahir ve batın ilimlerinin mütehassısı Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretleri, vefatına yakın, “İstanbul camilerinde, otuz sene, yalnız imanı ve Ehl-i sünnet itikadını ve İslâm’ın güzel ahlâkını anlatmaya çalıştım” buyurmuştur. Hâdis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ indinde, kötü ahlâktan büyük günah yoktur. Çünkü kötü ahlâklı, bir günahtan tövbe edip, kurtulursa, bir başka günaha düşer. Hiçbir vakit günahtan kurtulamaz.) Bir kimse Resûlullahtan nasihat isteyince (Kızma, sinirlenme), buyurdu. Birkaç kere sordu, hepsinde de (Kızma, sinirlenme) buyurdu. Hüseyin bin Saîd hazretleri de buyurdu ki: “Kızdığı zaman, gücü kuvveti olduğu halde, hiç kötülük yapmayan, intikam almayan kimse, kıyamette istediği Cennet köşküne gidecek”. Kolay değil ama kızdığı zaman kalp kırmayan kimse, ehli cennettir... Ailesiyle iyi geçinen herkesle iyi geçinir. Resulullah efendimiz (Ailelerinize hakaret etmeyiniz. Ailelerinizle iyi geçininiz) buyuruyor. Onun için, buna çok dikkat edin kardeşlerim.” ÖFKE!  Bir zamanlar çok büyük bir âlim varmış, çok kitap yazmış. O âlimin bir özelliği varmış. Hiçbir zaman “ben” demezmiş. Şöhreti her tarafa böyle yayılmış... Bir gün mütevazı giyinmiş, bir köye gitmiş. Köyün medresesine gidince kürsüde hoca efendi onun yazdığı kitaptan anlatıyormuş. Ancak, hoca efendi bir yeri yanlış anlatıyormuş. Bu âlim dayanamamış ve hocayı ikaz etmiş. Tabiî hoca, o âlimi tanımadığı için “Sen kim oluyorsun da beni böyle ikaz ediyorsun, sonra sen bundan ne anlarsın?” demiş. Âlim zat, sabredemeyip “Bu kitabı ben yazdım” deyince, hoca efendi, “Bu kitabı yazan hiçbir zaman ‘ben’ demez. Sen bir sahtekârsın!” demiş. Âlim bu sözle kendisine gelmiş ve oradakilere şu ibretli sözleri söylemiş: “Öfkelenince aklım başımdan gitti, örtülü olan kötü huyum ortaya çıktı ve beni rezil etti!” (Dinimiz İslam)  
Kaynak: Editör:
Etiketler: KÖTÜ, HUYLARDAN, KURTULMANIN, REÇETESİ ,
Yorumlar
Haber Yazılımı