Haber Detayı
27 Mayıs 2013 - Pazartesi 22:14 Bu haber 364 kez okundu
 
İhtilal ve Darbelerinin Rizeli Mağdurları
Diğer Haberi
İhtilal ve Darbelerinin Rizeli Mağdurları

İhtilal ve darbelerinin Rizeli Mağdurları bu kitapta

İETT Genel Müdürlüğü’nde Foto Film Operatörü olarak çalışan Araştırmacı Yazar Fatih Sultan Kar ilave baskı yapan Evvel Zaman İçinde Rize isimli kitabında siyasi yargılanmaların, ihtilallerin ve darbelerin Rizeli mağdurlarına genişçe yer verdi.

İşte ihtilallerin Rizeli Mağdurları

Fatih Sultan Kar’ın, Evvel Zaman İçinde Rize isimli kitabında 27 Mayıs 1960 Darbesi sürecinde yargılanan ve çeşitli cezalara çaptırılan beş dönem Rize Milletvekilliği Devlet Bakanlığı yapmış olan Yusuf İzzet Akçal ( Ahmet Mesut Yılmaz’ın amcası ), Üç dönem Milletvekilliği Devlet Bakanlığı Bayındırlık Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yapmış olan Ahmet Tevfik İleri, üç dönem Rize Milletvekilliği yapan Fenerbahçe Kulübü Eski Başkanı Osman Kavrakoğlu ve 12 Eylül 1980 darbesi sonrası yargılanan uzun süre hapis yatan iki dönem Rize Milletvekilliği Gümrük ve Tekel Bakanlığı yapmış olan Tuncay Mataracı’nın çok özel fotoğrafları yer alıyor.

Ahmet Tevfik İleri Ömrünü Türk gençliğine adadı

Milli Türk Talebe Birliği başkanlığını yaptı. Öğrenciliğinde Bulgar gençleri tarafından Razgrad Türk Mezarlığı’nın tahribinin protestosu, Türkçe'nin daha yaygın bir şekilde kullanılması, yerli malına gerekli önemin verilmesi gibi amaçlarla miting ve gösterilerin yapılmasına öncülük etti. İstiklâl Marşı çalınırken ayağa kalkılması, 16 Mart günleri Çanakkale Şehitleri'nin anılması gibi gelenekler onun bu dönemdeki öncülüğünde başladı. Ömrünü Türk Gençliğine adadı. Milletvekilliği ve bakanlıkları sırasında adaletten ayrılmadı. 27 Mayıs 1960 yılında yapılan darbenin ardından diğer arkadaşları gibi Rize Hemşin’li Ahmet Tevfik İleri de Yassıada Mahkemesi’nde yargılandı. Savunmasını, "Ölüm belki de kurtuluştur. Memleketin huzuru benim ölümüme ve hapishanelerde çürümeme bağlıysa kararınızı böyle verin. Memleketimin hayrı için buna da razıyım." sözleriyle bitirdi. Bu göstermelik mahkemedeki duruşunu savunması sırasında söylediği şu sözleri belirliyor :”Başsavcı başımızla oynamaktan hoşlanıyor. Varsın oynasın. Onun peşinde değiliz ama şeref ve namusumuzla oynamasına asla müsaade etmeyeceğiz. Son nefesimizde dahi namuslu olduğumuzu iddia edeceğiz ve ispat edeceğiz.” Ömür boyu hapis cezasıyla Kayseri Bölge Cezaevi’ne yollandı. Burada hastalanması üzerine Ankara Hastanesi’ne kaldırıldı. 31 Aralık 1961’de vefat etti.

Mehmet Ali Kumbasar : Önce beni Tutuklayın

1960 ihtilalı sonrasında Rize’de Demokrat Parti’lilerin tutuklanmaya başladığını duyan ve Rize’de söz sahibi olan CHP Rize İl Başkanı Mehmet Ali Kumbasar yerinden fırlıyor ve atama ile görevlendirilen yöneticilere “Rize’de bir tek Demokrat Parti’liye dokunacaksanız önce beni tutuklayın diyor. Yıllarca rakip olarak mücadele ettiği kişileri bu denli savunan Kumbasar sayesinde Rize’de tek bir Demokrat Parti’li tutuklanmıyor

Cezaevi önünde bir çocuk : Ahmet Mesut Yılmaz

Yusuf İzzet Akçal Yassıada'dakı sı​nırlamalar Kayseri'ye gönderilince kalkmış, Ahmet Mesut Yılmaz'a amcasını aylar sonra yeniden görme fırsatı doğmuştu. Yılmaz, Kayseri Cezaevi'nin kapısında kuyrukta beklerken annesine dönüp:“İlerde beni de böyle ziyarete geleceksiniz” demişti. 27 Mayıs'ı, "düşükler" cephesinde yaşamak sıkıntılı bir du​rumdu. 14 yaşındaki Yılmaz’da derin bir yara almıştı. Amcası İzzet Akçal onun için özel bir insandı. Küçük yaştan itibaren onunla alabildiğine içli dışlı olmuş, en az babası kadar yakın bilmişti amcasını. 10 Kasım 1961 tarihinde Kayseri Cezaevi'ndeki amcası Yusuf İzzet Akçal’a "Kayseri'ye Sesleniş" başlıklı bir şiir gönderir

Türkçülük aşkıyla coşup, taşanlar

Vatana, millete, hakka koşanlar

Aşılmaz dağları bir bir aşarlar

Bu yol da tükenmez, bitmez amcacığım.

Zindan bize tesir etmez amcacığım

Yağsın varsın üstümüzden belâ yağmuru

Doğruların nasibidir bu İmanı tam olanlar bir koca suru

Birgün gelir elbet yıkar amcacığım

Hakikat meydana çıkar amcacığım.

Tuncay Mataracı : Mason olsaydım bu acıları çekmezdim

12 Eylül 1980 darbesi sonrası yargılanan ve uzun süre hapis yatan Tuncay Mataracı, ilk çocuğu ilkokuldan mezun olurken, o da oradan diploma alır. Daha sonra YSE Müdürlüğü'nde çalışmaya başlar. Beden terbiyesi bölge müdürlüğü yapar. Milletvekili olacağı 1977 yılı seçimlerine kadar 10 yıl boyunca da AP Rize İl Başkanı olarak siyasetin içinde olur. Daha sonra 11'lerden biri olarak Ecevit Kabinesi'nde Gümrük ve Tekel Bakanlığı'nı yürütür. 12 Eylül'den sonra Yüce Divan'da yargılanır. Mahkûm olur. 1990 senesinde çıkar. Hacca gider. Zamanını artık eş-dost muhabbetleri ile geçiren Tuncay Mataracı, son yıllarda Türkiye'de açığa çıkan, başta bankaların içinin boşaltılması gibi hadiseler olmak üzere gelişmeleri hayretle takip ettiğini söylüyor. Mataracı: "Altını çizerek söylemek istiyorum. Mason olsaydım, Tuncay Mataracı olarak bu ıstırabı çekmezdim. Türkiye böyle bir yer. Ben banka soymadım. Hırsızlık yapmadım, hazineyi dolandırmadım. Anayasa yok, varlığını anayasadan alan Anayasa Mahkemesi Yüce Divan olarak beni yargılıyor. Bize neler çektirdiler. Bugün Anayasa Mahkemesi'ne gidenler özel arabalarla, elini kolunu sallayarak gidiyor."

Osman Bölükbaşı ve İsmet İnönü

Talat Aydemir, 22 Şubat 163 tarihinde darbe girişiminde bulunmuştu. O tarihte Rize’de miting yapan Türkiye'de gelmiş geçmiş en büyük hatiplerden birisi olan Osman Bölükbaşı ( MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı’nın babası) İsmet İnönü Hükümeti’nin icraatlarını yerden yere vurmuştu. İnönü’yü sert bir dille saatlerce eleştirmişti. Akşam saatlerinde radyolarını açanlar Talat Aydemir'in ihlal teşebbüsünde bulunduğunu ve radyo evini işgal ederek anons yaptığını duydular. Osman Bölükbaşı yerinden kalkıp "Paşa konuşunca her şey yoluna girdi demektir." diyerek merdivenlere yönelince dayanamayıp "Sayın Bölükbaşı sabahleyin iki saat konuşup veryansın ettiniz" deyiverdiler. Durdu ve "Siyaset evladım Siyaset" dedi.

Evvel Zaman İçinde Rize” isimli kitabın kapağı ve yazarı Fatih Sultan Kar

Rize Eski Milletvekili Yusuf İzzet Akçal, Yassıada’da

Rize Eski Milletvekili İzzet Akçal, oğlu Erol Yılmaz Akçal ve Eşi Zemzem Akçal

İsmet İnönü, Bozukkale Çay Atölyesi kendisine karayemiş ikram edilmişti. Soldan sağa Eski Rize Milletvekili Fuat Sirmen, İsmet İnönü ve Mehmet Ali Kumbasar

Kelepçeli Milletvekili

Yassıada’da yargılanan Osman Kavrakoğlu cezaevine elleri kelepçelenerek getirildi.

Büyük bir dramın belgesi

Fotoğrafta,Yassıada’dan İmraliya sevk edilen idam mahkümlarının yakasına takılan mahkum tanıtma kartlarından biri gözükmektedir. Osman Kavrakoğlu tarafmdan muhafaza edilmiş, ve ölümle yargılanan bütün mahkum arkadaşlarına imzalatılarak ilginç bir belge haline gelmiştir. Belgede Celal Bayar, Refik Koraltan, Baha Akşit, Nusret Kirişçioğlu, Bahadir Dülger, Emin Kalafat, Hamdi Sancar, Dr. Zeki Erataman, İbrahim Kirazoğlu ve Rüştü Erdelhun Agah Erozan renkli siyaset adamlarının imzası yer alıyor

Bakan Tuncay Mataracı eşi, Türk siyaset bilimci, siyasetçi, köşe yazarı ve öğretim üyesi Ahmet Taner Kışlalı ailesiyle yemek yemiş, gecenin anısına çekilen fotoğrafa Kışlalı, şu notu düşmüştü : Aynı hükümette bulunmaktan mutluluk duyduğum Sayın dostum Tuncay Mataracı ve eşine ilerde daha mutlu anlarında anmaları dileğiyle...

Tevfik İleri Yassıada’da...

1950'deki seçimlerde DP'den milletvekili seçilen ve 27 Mayıs 1960'daki askeri darbe sırasında Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olan Tevfik İleri, Yassıada Mahkemeleri'nde idama mahkum edildi. Cezası Milli Birlik Komitesi tarafından müebbet hapse çevrildi. (İleri fotoğrafta sağda) 1960

Uşaklar yol açun mitinge yetişeceğuk

Başbakan Menderes’i taşıyan jeep halkın yoğun ilgisinden güçlükle yol alabiliyordu. Ortaya Osman Kavrakoğlu çıkmış ve “Uşaklar yol açun mitinge yetişeceğuk” diye bağırmıştı.

Kaynak: Editör:
Etiketler: İhtilal, ve, Darbelerinin, Rizeli, Mağdurları,
Yorumlar
Haber Yazılımı