Haber Detayı
20 Ekim 2011 - Perşembe 17:02 Bu haber 289 kez okundu
 
İDEAL ÖĞRETMEN NASIL OLMALI ?
- Haberi
İDEAL ÖĞRETMEN NASIL OLMALI ?

  İDEAL ÖĞRETMEN Öncelikle ideal öğretmen kelimesinin açılımını yaparak yazıma başlamak istiyorum. Günümüz gençliğinin sorunlarından biri, kendini ifade edememesidir. Ne yazık ki eğitimimiz, öğrencilerin kendini çekinmeden ifade edebilecekleri, her konuda tartışmaya katılabilecek becerileri gençlere kazandıramamaktadır. Bu, belik de bütün alanlarda, her hangi bir türden olan öğrenicinin başarısız olmama bana göre temel nedendir. Çünkü bu günün öğrencilerinin bir çoğu öğrendiklerini günlük yaşama aktaramadıkları; sorgulamaktan, düşünmekten ve eleştirmekten kaçındıkları için, biz eğitimimize kötü diyoruz. İşte ideal öğretmen bu noktada devreye girmeli; öğrencilerini bu anlayışla ve bu eksikleri görerek yetiştirmeye çalışmalıdır ve çalışan öğretmen olmalıdır. Öğretmenlik, her şeyden önce “meslek sevgisi” gerektirir. İçinizde bir damla Edebiyat sevgisi olmasa bile, “Edebiyat Öğretmeni” olabilirsiniz. Ya da futbol, spor sevgisi olmasa bile “Beden Eğitim Öğretmeni” v.s.. olabilirsiniz.Ancak öğretmenliği sevmediğiniz sürece bu işi yapamazsınız. Şunu da itiraf edelim ki; eğer yapamaya zorlasanız bile kendinizi, yaptığınız şey “öğretmenlik” olmaz. Bundan dolayı “İdeal Öğretmen” dediğimiz önce mesleğini, öğrencilerini, öğretmeyi, öğrenmeyi ve yaşamayı sevmelidir. İdeal Öğretmen Nasıl Olur? Bu soruya çok yönlü cevaplar ve açıklamalar yapılabilir. Bu konuyla alakalı başka bir yazımda geniş yer vereceğimi ifade edebilirim. İdeal yöneticiler “Müdürler” nasıl olmalıdır. Geçen haftaki yazımda uyuyan ve uyanık müdürlerden bahsederken tabii ki olumlu olumsuz tepkiler olmuştur, Benim 30 yıllık eğitim emekçisi ve 15 yıllık da TV program yapımcılığını ve sunuculuğunu herkes “Tüm Türkiye” iyi bilir. Öğretmenliğimi ise benimle çalışan yönetici ve öğretmen arkadaşlarım onlarda çok iyi bilir. Bu konuda başarılı olduğumu benim iddia etmem bana göre etik değildir. Kararı okul müdürüm, öğretmen, öğrencilerim, veliler ve de beni izleyenler takdir eder, değerlendirilir. O bir tarafa; Ancak eğitimi iyi bildiğimi iddia edebilirim, çünkü meslek hayatımda hiç ceza almamış, her yıl mesleki takdir ve teşekkürlerle hizmetler vermeye çalıştım. Çok şükür ki o günlerimle gurur duyuyorum. TV programlarıma gelince her zaman eğitimin içinde oldum, yanında oldum, yakınında oldum ondan kopmam mümkün değildi. Sayılmayacak kadar bir çok eğitim programları yaptım rahatlıkla ifade edebilirim ki Rize’de bir çok Lise ve ilköğretim okullarında ki yönetici ve meslektaş öğretmen arkadaşlarım okullarındaki sosyal-kültürel  etkinliklerini benimle canlı yayında paylaştılar. Çocuklarımızı motive ettiler. İdeal Müdür-Öğretmen örneğini sergilediler. Kendilerine teşekkür ediyorum. Ben her zaman şunu istedim ve bu dakikadan itibaren de çağrımı yineliyorum. Gelin okullarımızda ki mesleki alanda sosyal ve kültürel alanda neler yapabildiyseniz bizimle bunu paylaşın. Daha eğitim öğretimin henüz 5. Haftasındayız. Bu ekranlar, bu köşeler size açıktır. Ama hey hat birkaç idealist okul müdürü ve öğretmenin dışında “hani mangalda kül bırakmayan” arkadaşlarım gelmeyecek ilgi göstermeyecek. Gelelim geçen haftaki yazıma; tabii ki bu yazı sonrasında bana ithaf-en çok güzel, olumlu, olumsuz tepkiler aldım. Sağolsun meslektaşlarım olsun, olacak, olmalı da…. Ancak bu yazıyı kaleme aldığım zaman yani “Uyuyan ve Uyanık Müdürler” konusunu.. Bu haber yaklaşık bir hafta önce diğer basın mensubu arkadaşlarım tarafından görüntülenmiş ve kaleme alınmıştı. Ben sadece bu işin yanlış olduğunu; bundan benimde rahatsızlık duyduğumu bir meslektaşları olarak açıklama gereğini duydum. Meslektaşlarımın daha dikkatli olmalarını arzu etmiştim ancak her nedense bu bizim iyi niyetimizi art niyete dönüştürmek isteyenlerde çıktı. Benim için hiç fark etmez. Kimin ne düşündüğü çok da ilgimi çekmedi. Ben bu köşelerden, bu gazetelerden ve bu ekranlardan iyi niyetle çalışan, iyi niyetle mücadele veren müdür, öğretmen daha doğrusu eğitimci kurum ve kuruluşları teşhir etmeye devam edeceğim. Onurlandırılması gerekenleri onurlandırmak, yerilmesi gerekenleri de yermek olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü doğru birdir. Ben buna inanırım. Bu ülkeye, bu millete karşı herkesin bende dahil sorumluluğumuzu bilmeliyiz. Sitede ki resme gelince bazı arkadaşlarım bu resim niye diye sordular. O resmi oraya ben koymadım , o resimleri de ben çekmedim sitenin arşivinden konulmuş, Muharrem Usta benim kardeşimdir. 3-5 dakika gözleri kapanabilir buraya kadar normal, benim asıl cevap aradığım konu bu arkadaşlarım neden uyuyabiliyor. Sıkıntıları nelerdir, bunları ortaya koymaktır. Bu arkadaşlarım günah keçisi değiller. Bu uyku halinde yakalanan arkadaşlarım eğitimde de uyuyor anlamını taşımaz, bana göre Rize deki eğitim durumu konuşulmalı, tartışılmalı. Sonuç olarak  ilimizde eğitim adına kim görevini bihakkın yerine getiriyorsa bende bir Rizeli olarak onun kölesi olurum. Bizler bu il'de kimin iyi niyetli kimin art niyetli olduğunu bilmek ve öğrenmek için çaba içinde olacağız. Ben hepinizi çok seviyorum. Herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum.    
Kaynak: Editör:
Etiketler: İDEAL, ÖĞRETMEN, NASIL, OLMALI, ? ,
Yorumlar
Haber Yazılımı