Haber Detayı
04 Ağustos 2012 - Cumartesi 00:21 Bu haber 275 kez okundu
 
“HİSSEDİLEN SICAKLIK” NE DEMEKTİR?
- Haberi
“HİSSEDİLEN SICAKLIK” NE DEMEKTİR?

  “HİSSEDİLEN SICAKLIK” NE DEMEKTİR?   Termometrenin gösterdiği sıcaklık ile insanların sıcaklığı her zaman aynı değildir. Çünkü insanlar vücut sıcaklıklarını hep aynı tutmak zorundadır. İnsan vücudunun sıcaklığı çoğunlukla hava sıcaklığından fazla olduğundan, vücut sahip olduğu sıcaklığın fazlasını vererek sıcaklığı aynı derecede tutmaya çalışır. Ancak havadaki nem sıcaklık kaybını artırıp azattığı için hissedilen sıcaklığın farklı algılanmasına neden olur. Belki şu fark sizin de dikkatinizi çekmiştir; Güneş altında, gölgede otuz derecede uzanırken ya da, denizde, yüzme havuzunda, otuz derece sıcaklıktaki suda yüzerken, güneşin altındaki otuz derece sudakinden daha sıcak hissedilir. Bu neden böyledir? Otuz derece her zaman aynı değimlidir? Elbette hava ile su arasında belirgin farklar vardır. Su ısıyı havadan yirmi kat daha hızlı iletir. Yüzerken vücudumuz suyla çevrilidir. Vücut ısısı yaklaşık olarak otuz yedi derecedir fakat otuz derecelik su daha soğuktur. Isıyı dengelemek için bedenimiz sürekli olarak ısı kaybeder. Ilık havuzda saatlerce oynayan çocuklar çabuk üşütürler çünkü çok ısı kaybederler. Dalgıçlar ılık sularda bile neopren dalgıç kıyafeti giyerler. Bu kumaş cinsi, su geçirmez olmamasına rağmen vücut tarafından ısıtılan suyu tutar ve ısı alışverişi daha az olur, böylelikle vücut ısısı daha uzun süre korunur. Havadaysa durum çok farklıdır. Hava harika bir yalıtım yeteneğine sahiptir ve ısıyı çok az iletir. Havanın sıcaklığı, hissedilen sıcaklık konusundaki faktörlerden sadece birisidir. Bu konuda rüzgâr ve havadaki nem oranı da önemli rol oynamaktadır. Rüzgârsız ortamlarda, tenimizi saran ve sıcak havadan meydana gelen bir bölge oluşur. Yanı görünmez olan ve bizi sıcak tutan havadan yapılmış bir kıyafet giymiş gibi oluruz. Kuşların tüylerini kabartması ve bizlerin içi tüylü montlar giymemizin sebebi de budur. Kendimiz ile dış ortam arasında ne kadar hava tutarsak, ısı kaybı o kadar azalır. Tüy ve kürkler rüzgârda bile içlerindeki havayı tutarlar. Rüzgâr estikçe bizi çevreleyen bu hava örtüsü zarar görür. Bedenimiz sürekli olarak yeni ve soğuk havayla temas eder ve ısı sürekli olarak dışarı taşınır. Hava sıcakken bile cereyanda kaldığımızda üşütmemizin nedeni de budur. Havanın nem oranı da hissedilen sıcaklığı etkilemektedir. Rüzgârsız, kuru havada sıfırın altındaki on derece bize yağmurlu ve rüzgârlı havadaki beş dereceden daha sıcak gelmektedir. Bunun tam tersi olarak yüksek nemli havada sıcaklık daha da çekilmez olur. Saunaya giden herkes, odaya buhar basıldığında ne kadar dayanılmaz bir sıcaklık olduğunu bilir. Havadaki nem oranı vücudumuzun soğutma sistemini bozacak kadar artar. Vücudumuzda oluşan ter buharlaşmaz ve soğutma işlevini yerine getiremez. Bu durumda geceleri bile sıcaklık otuz derecenin altına düşmez. Bu gibi zamanlarda tüm yaşam bir uyuşukluk halinde geçer ve sinekler bile yavaş çekimde uçuyormuş gibi görünürler. Sıcak, soğuktan daha zor katlanılan bir durumdadır. Demek ki ölçülen sıcaklık ile hissedilen sıcaklık ararsında ciddi bir fark vardır! (Başka Sorusu olan? Ranga Yogeshwar)
Kaynak: Editör:
Etiketler: “HİSSEDİLEN, SICAKLIK”, NE, DEMEKTİR? ,
Yorumlar
Haber Yazılımı