Haber Detayı
30 Temmuz 2012 - Pazartesi 02:16 Bu haber 121 kez okundu
 
HATALAR AZAP VERMEMELİDİR
- Haberi
HATALAR AZAP VERMEMELİDİR

HATALAR AZAP VERMEMELİDİR

 

Müminlerin yaşadıkları pişmanlık diğer insanlardan farklı olarak, samimiyetlerinin artmasına vesile olur. Allah’a olan yakınlıkları bir derece daha artar ve Allah’a karşı duydukları korku derinleşir. İmani derinlikleri, Allah’ın hoşnutluğunu ve sevgisini kazanma istekleri daha da yükselir. Yaşadıkları bütün olaylarda en güzel imtihanı vermek için çaba harcar ve daha güzel bir ahlaka ulaşabilmek için şevklenirler. İmandan uzak bir yaşam süren insanların ise, sürekli olarak yaşadıkları pişmanlık giderek daha da kuvvetlenir. Allah’ın üstün ve güçlü yaratma sanatını düşünmedikleri, dünyadaki yaşama amaçları Allah’ın rızasını kazanmak olmadığı ve ahiret günü ile karşılaşacaklarını düşünmedikleri için pişmanlık duygusunun verdiği vicdani rahatsızlık asla onları bırakmaz. Sürekli bulundukları duruma bir yararı olmayacak olan değerlendirmeler yapalar ve kendilerini üzerler. Müminler ise yapmış oldukları hata ne olursa olsun ders çıkarmayı bilirler. Tabii ki onlar da “Şimdi düşünmüş olsam, öyle yapmazdım” derler. Fakat bu asla bir isyan şeklinde olmaz. Çünkü onlar hiçbir olayın kendilerinin kontrolünde olmadığını, her şeyin Allah’ın dilemesi ile olduğunu bilirler. Yani müminler, pişman oldukları durumlarda şirke girmezler. Yapmış oldukları hataları değerlendiriyorken, hepsinin kaderde olduğunu bilirler. Bu sebeple, kadere inanmayan bir insan gibi sürekli bir pişmanlık ve azap içinde yaşamazlar. “Niçin böyle yaptım? Keşke şöyle davranmasaydım?” gibi kadere isyan eden bir mantıkla düşünmezler. Çok büyük bir hata yapmış olsalar bile, tekrar Allah’ın istemeyeceği bir davranışta bulunmazlar. Hepsinin kaderin içinde olduğunu düşünerek kendilerini kahretmezler. Hatalarını en kısa zamanda düzeltmeye gayret gösterirler. Müminler, yanlış bir şey yaptıklarında bunu unutmak için çabalamazlar. Çünkü sürekli hatırlayıp tekrar aynı hataya düşmekten korunurlar. Böylece müminlerin yapmış olduğu her hata onların biraz daha kendilerini geliştirmelerine ve samimiyetlerinin artmasına vesile olur. Allah’ın zikrinden uzak insanlar ise yaptıkları hataları unutmak isterler fakat asla unutamazlar. Pişmanlık dolayısıyla çektikleri vicdan azabı onların hayatlarının sonuna kadar hafızalarının bir köşesinde durur. “Sonra gerçekten Rabbin, cehalet sonucu kötülük işleyen, sonra bunun ardından tevbe eden ve ıslah olanlar(la beraberdir). Şüphesiz Rabbin bundan sonra bağışlayandır, esirgeyendir.’’ (Nahl Suresi, 119) Yüce Allah, insanlara vicdan, irade ve kıyas yapabilme yeteneği ihsan etmiştir. Allah’ın samimi olan kulları Yüce Rabbimiz’in vermiş olduğu bu nimetleri en güzel şekilde kullanabilirler. Allah’a yürekten itaat eden insanlar, hata yaptıktan hemen sonra, geliştirmesi gereken özelliklerini görürler. Allah’a olan derin korku ve sevgi gücü ile hemen yanlış olan özelliklerini samimi olarak düzeltmeye çalışırlar. En güzel ahlakı kazanmaya gayret gösterirler. İnsan, kendi nefsini çok iyi bilir. Nefisinde eksik bir yönünü fark ediyorsa, bu ahlakının üzerine gider. Mesela çok kıskanç olduğunu fark ediyorsa, nefisini ezerek, kıskançlığını giderecek davranışlarda bulunmalıdır. Örneğin, çok kıskandığı insanları çok överek, nefisinin eğitebilir. Ya da enaniyetli bir insan olduğunu düşünüyorsa, kendisinden üstün olan insanların yanında bulunabilir. Böylece en iyi özelliklere kendisinin sahip olmadığını daha iyi gözlemleyecektir. İnsan,  samimi bir çaba göstererek kendisini eğitmeye gayret ediyorsa, sonsuz merhamet ve adalet sahibi olan Yüce Rabbimiz, bu samimi çabanın karşılığını verecektir. Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. "Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et." (Bakara Suresi, 286)    
Kaynak: Editör:
Etiketler: HATALAR, AZAP, VERMEMELİDİR ,
Yorumlar
Haber Yazılımı