Haber Detayı
30 Ocak 2012 - Pazartesi 02:50 Bu haber 97 kez okundu
 
FRANSA’DA ÇAĞDAŞLIK NEREYE KADAR
- Haberi
FRANSA’DA ÇAĞDAŞLIK NEREYE KADAR

Her zaman çağdaşlıklarıyla, insanlara verdikleri değerlerle yaşam tarzlarıyla bize örnek teşkil eden ülkeler aslında rahat yaşamın getirdiği avantajları kullandılar. Yıllar önce başka ülkeleri sömürerek kazandıklarını yemeye devam eden gelişmiş ülkeler bu avantajlarını kullanmaya devam etmektedirler.   Bu gelişmiş ülkelerde yasalar bize göre gerçekten önemlidir. Kişiye göre yasa yoktur. Yasalar her şeyin üstündedir. Bu yasalara insanlarda saygılıdır. Bizde olduğu gibi insanların yıllarca mahkemeleri devam etmemektedir. İnsan faktörü her zaman ön plana çıkmaktadır. Orada insanlar da birbirine saygılıdır. Tabii bu değerler kendi vatandaşları içindir. Onlarda ülke menfaatleri göz önüne alındığında başka ülkelerin demokratik haklarını düşünmezler.   Yanı başlarında (Bosna’da)olan katliamlara duyarsız kalabilirler. Ancak menfaatleri varsa Libya, Irak ta olduğu gibi gidip oralarda insanların üzerine bombalar yağdırabilirler.   Fransa özellikle Paris benim için görülmesi gereken başkentlerdendi. Atilla İlhan’ın şiirleri beni iki kez Paris’e gitmeye yönlendirdi. Paris gerçekten görülesi bir şehir.  Her şeyin düzenli olması. Her şeyin ekonomik olarak kullanılması görülmeye değer. Eiffel belki bir demir yığını ama yılda milyonlarca insanın ziyaret ettiği bir yer. Ve en güzeli de Eiffel’den Paris’i seyretmek.  İkinci ve üçüncü katından Paris’in ne kadar düzenli şehir olduğunu, yolların, meydanların ve ağaçların güzelliklerini izlemek birçok şeye değer. Fransızları soğuk insan olarak tanırız. Hatta İngilizce soru sorsanız yanıtlamazlar derler. Ama öyle değil. İnsan denen varlığa nasıl yaklaşırsanız aynı karşılığı alırsınız çoğu zaman. Ben dil bilmeden yaklaştığım Fransızlardan yol tarifleri alırken nasıl uğraştıklarını bilirim. Ama Eiffel’in yerini sorduğum gençlere ise bonjur demediğim için önce yanıt alamadım. Ama bonjur diye selam verince sıcakkanlılıklarını gördüm.   Siyaset bana hep itici gelmiştir. İçinde olmadığım siyasette hep torpil olayını yaşadık. Yani hakkın olan şeyleri bile isterken adamını bul denmesinden nefret ettim. Uluslar arasındaki siyasette hep menfaatler üzerinde olduğunu biliyoruz. Mustafa Kemal’i önceleri hiçe sayan onlarca liderler galibiyetten sonra nasıl ziyarete geldiklerini hepimiz biliyoruz. Üstelik Mustafa Kemal hiç yurtdışı gezi yapmadığı halde. Dünya da siyasette artık menfaatler çarpışıyor. Görünen o ki dostluk ilişkileri pek işe yaramıyor. Bakın biz düne kadar dost olduğumuz Libya, Suriye, İran, Irak vs. gibi ülkelerle birdenbire araya kara kedi soktuk. Ha biz mi istedik böyle olmasını yoksa başka birilerimi istedi o da ayrı bir soru. Fransa’ya baktığımızda Ermeni lobilerinin etkin olduğu bir ülke olduğunu biliyoruz. Siyaset oada da yanlışları yapmaya devam ediyor. Fransız halkının böyle bir yasaya evet demesini aklım almıyor.”Soykırım yoktur” demenin yasak olduğu bir Fransa’yı düşünmek zor. O ülke ki demokrasinin kazanımlarının yaşandığı ilk ülkelerden biri. Özgürlük uğruna kellelerin gittiği bir ülke. Tabii zaman toplumları da değiştiriyor. Sanırım Fransız haklıda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla hareket ediyor. O yılan bir gün onlara da dokunabileceğini birileri öğretmelidir. Bunu öğretende tutarlı politikalarımızın olacağına inanıyorum.    
Kaynak: Editör:
Etiketler: FRANSA’DA, ÇAĞDAŞLIK, NEREYE, KADAR ,
Yorumlar
Haber Yazılımı