Haber Detayı
18 Mart 2012 - Pazar 00:32 Bu haber 126 kez okundu
 
ELLİ YILDIR SAKLADIĞIM SIR!
- Haberi
ELLİ YILDIR SAKLADIĞIM SIR!

           ELLİ YILDIR SAKLADIĞIM SIR!   Rize-İyidere’de doğmuş babamın amcası rahmetli Hacı fethi Kavalcı amcanın, oğlu Orhan Kavalcının Hayatım Roman köşesinde yayınlanan bu önemli sırırını sizlerle ve kendisinin de ailemizde var olan şehitlerimizin akıbeti konusunda İyidere Kaymakamlığının hazırlamış olduğu, İyidere tarihi kitabında yayınlan ve bir asır sonra ortaya çıkartılan doğru belgeleri ve bilgileri yazarak paylaşıyorum. Ben 1955 Iğdır doğumluyum. Rize ili İyidere ilçesi Yapraklar Mahallesi nüfusuna kayıtlıyım. Rahmetli Hacı Babam henüz 7 aylıkmış, dedem askere gittiğinde. 1914 savaşlarına katılmış. Hangi cepheye gitmiş tam bilinmiyor... Kars’ın Sarıkamış Allahuekber Dağları’ndaki şehitlikte deniliyor. Araştırmalarımız Çanakkale olarak çıkıyor. İkisi arasında muallâkta kalınmış. Vatan toprağının her karışı bizim olduğuna göre dedemiz bu ülke için bu toprağa düşmüş askerdir. Şehittir. Yüce Allah tüm şehitlerimizin ruhunu şâd eylesin. Kabirlerini pür nûr eylesin . Şehit torunu olmam ve ailemizin dini bütün bir aile olmasından olsa gerek çok defa nice kazalardan belalardan emin olmuşumdur. Dertlerime şifa bulmuşumdur. O yıllarda yedi sekiz yaşlarında idim. Rahmetli Hacı Babam ile sabah namazına Iğdır Merkez Camii’ne giderdim. Müezzin Mustafa Amca vardı. Onunla ezan okumaya minareye çıkardık. O yanık sesiyle ezan okurdu. Ben de onu eli kulağına atmış halde okuduğu ezanı dinlerdim. Ne hoşuma giderdi bir bilseniz. Sonra minarenin o küçücük merdivenlerinden tıkır tıkır iner cemaatle birlikte namaz kılardım. Büyük amcalar gıpta ederek bakardı bana. Eğer bir gün camiye gitmesem rahmetli babam Hacı Fethi Kavalcıya sorarlarmış: -Bizim küçük cemaat vardı, nerede? Bununla birlikte o yıllarda sır gibi sakladığım bir rahatsızlığım vardı. Benden başka ne annem ne babam ne kardeşlerim. Hiç kimse bilmiyordu. Bu rahatsızlığım en az iki sene sürdü. Sabah namazına yakın saatlerde iç organlarımda bir ağrı, bir sızı oluyordu ki, aman Allah’ım! İki üç dakika süren bu ağrı, beni iki kat ediyor kıvrandırıyordu. Nefesim kesiliyor, kan ter içinde kalıyordum. Bunu kimseye söylemek istemeyişimin de bir sebebi yoktu. Ketumluk diyebilirsiniz belki.. . Yine bir gün hacı babamla birlikte sabah namazına camiye gitmiştik. Mevsim kış. Kar boran içinde camiye girdik. Ben bir varilden yapılmış sobanın başına gittim. Isınıyordum. O sırada yanıma bir amca yaklaştı. Siyah kıvırcık sakallı, kafasında siyah bir fes vardı. Orta yaşlarda biriydi. Geldi ve bana doğru eğilerek dedi ki -Oğlum sen sabaha karşı sancılanıyor musun? Çok şaşırdım. Cevap veremedim. Sadece başımla “evet” anlamında işaret ettim. Bana şöyle bir baktı. Birkaç kelime mırıldandı. Sonra gitti. O gün bugündür aradan elli sene geçti. Allaha şükür, o sancıyı bir daha görmedim. Sadece sancıyı mı? O kimseyi de bir daha görmedim. Mekânı cennet olsun. Orhan Kavalcı-Kırklareli (10.03.2012/Türkiye Gazetesi/Ünal Bolat’ın Köşesi/Hayatım Roman) Kıymetli okuyucularım, Orhan Kavalcı benim babamın amcasının oğlu, Ticaret için Rize’den İğdir şehrine göçmüşler. Yıllar sonra oradan da ailece İstanbul/Suadiye’ye taşınmışlar. Tekstil işiyle uğraştığını bildiğim ve 15 yılı aşkındır görüşmediğim, rahmetli babamın amcasının oğlu Orhan beyin keramet dolu bu yazısı karşısında bir hayli duygulandım. Fethi amcaya, Saltanat teyzeye ve oğlu Ali abiye bu vesileyle Allahtan rahmet diliyorum. İnşallah bu yazımı akrabalar aracılığıyla okuma imkanı bulurlar. Doğrudur kendisinin Türkiye gazetesinde yayınlanan “Hayatım Roman” anısında, merhum dedemin babası Selim Kavalcı şehittir. Nenemiz merhum Kadın Kavalcının mezarı İyidere Yapraklar Mahallesindeki caminin yanında ki kabirlikte olup, mezar taşında şehit Selim Kavalcının eşi diye yazmaktadır. Rahmetli şehit dedemiz Selim Kavalcının nerede şehit düştüğüyle ilgili doğru bilgiyi şimdi yazıyorum. İyidere Kaymakamlığımızın yakın zamanda tarihçi İshak G. Güvelioğlu’na hazırlatmış olduğu İyidere Tarihi kitabının 114 sayfasında, Rus işgali, milli mücadele ve şehitler sayfasının ilk sırasında, Selim, Mecit, Mustafa, Osman Nuri ve Süleyman Kavalcıoğlu ile birlikte İyidereli değişik soyadına sahip 144 kişinin daha Rus işgali ve milli mücadele de şehit düştükleri yazmaktadır. İyidere’nin tarihi kitabında, şehitlerden 71’nın vefat tarihleri belli değildir denilmektedir. Şehitlerimin çok büyük bir kısmının Çanakkale savaşı, 1. Dünya savaşı ve bu meyanda Rusların 1914 yılı Kasım ayında doğu cephesinde taarruza geçtiği, Doğu Karadeniz bölgesinin işgali ve bölgemizin en çok şehit verdiği cephe olan Kars/Sarıkamış muharebelerinin olduğu 1914–1918 yıllarında şehit düştükleri yazmaktadır. Kitapta sırasıyla tespit edilen 149 İyidereli şehitlerin baba adı, ana adı, doğum tarihi, şehit veya cephedeki kayıt tarihi ile mahalle ve köy isimlerine yer verilmiştir. İyidere İlçemden ve ülkemin dört bir yanından bu azizi vatan toprağı için şehitlik mertebesine kavuşan merhum şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Bu önemli kitabı hazırlayıp İyidere’mize kazandıran Kaymakamımız Sayın Mehmet Çağrı Özpolat’a ve tarihçi İshak Güven Güveli beylere tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum
Kaynak: Editör:
Etiketler: ELLİ, YILDIR, SAKLADIĞIM, SIR! ,
Yorumlar
Haber Yazılımı