Haber Detayı
02 Ağustos 2012 - Perşembe 18:25 Bu haber 181 kez okundu
 
EKİM 1965…
- Haberi
EKİM 1965…

    EKİM 1965… İlkokul 4.sınıftayım,Rize ,İstiklal İlk okulu;okul baraka ve sanırım o yıl Amerika’nın geri kalmış Ülkelere yiyecek  kapsamında Marşall yardımları başlamış,yani Okulda ,ders aralarında bize süt tozundan süt ve yoğurt yapıp içiriyorlar..İkinci Dünya savaşlarında tüketemedikleri rezil yiyecekleri ,kıyak yaparcasına bizim gibi gariban Ülkelere göndermişler..İçmem diyemezsin hatta,yanımızda; özenle genç kız ceyizi gibi süslü “elbezleri” getirmek zorundayız ,sınıf sıralarının üstüne onları seriyoruz ve Öğretmenimizden bu düzenimiz için kocaman ”aferinler” bekleyerekten..O sütler ve yoğurtlar ki hala o rezil tatları damaklarımdadır,bizde , beklide tek olan o halis inek sütleri yanında gerçek bir işkence idi..Çıkarmadan, Öğretmen zoruyla onları içmek zorunda bırakılırdık…Belki de o jenerasyonun yüksek zeka düzeyini bu olaya bağlayabiliriz.! Dikkatli yazmaya çalışıyorum,sakın yanlış anlaşılmasın ben Amerika düşmanı falan değilim,hatta Amerika’nın o toplama halklarının,hiçbir tarihi ve geçmişi olmadan  başardıklarına büyük takdirle bakarım..Hatta bizim gibi yedi düvele hükmetmiş Dünyanın en önemli beş –on İmparatorluğu torunlarına çok da sıkı bir ders verdiklerini düşünürüm….Çalışarak ve işinin hakkını vererek neler yapılabilindiğine dair…Örneğin Las vegas çölde yaratılmış bir şehirdir..Tabii  ki sen ve senin çocukların onların dökmek için yazık dediği çöpleri bize içirmeyi hak etmektedirler… O yıllar ki, ilk uzay yürüyüşleri başlamış,yanlış hatırlamıyorsam ,bizim Rize lisesi önündeki Atatürk Caddesine ilk asvalt dökülmüş,Rahmetli İsmet İnönü istifa etmiş önce Suat Hayri Ürgüplü ,akabinde kasımda da Süleyman Demirel Hükümetleri TBMM ‘ce onanmış,Romen futbolcu George Hagi doğmuş,İngiliz Devler Adamı Winston Churcill ölmüş,hatta Türkiye Dünya Daktilo şampiyonu olmuş..Gandi henüz Hindistan’da Başbakan değil…Ağabeyim ,kendi biriktirdiği para ile küçük kardeşimiz Eyüp’e 3 tekerlekli bisiklet almış ama henüz yüklüğün üstünde bisiklet,kardeşimin büyüyüp binmesini bekliyor,ayakları uzanamıyor pedallara henüz..Hayranlıkla bakıyoruz ona … Dayımın dükkanında çalışıyorum fırsat buldukça,farkında pek değiliz ama adam akıllı fakiriz,yaz yeni bitmiş okullar açılmış oldukça serin  bir  eylül-ekim akşamı hava karardı kararacak zamanı,işim bitmiş eve gitmek için yola koyulmuşum…Atatürk Caddesinden Turist otel istikametinde,Akmehmetler’in evini geçtim,sol taraf deniz kenarı …Denize bakarak ilerliyorum,”pati kaya” nın hizasına gelmeden kıyıda bir 2.5 liralık plastik top görmezmiyim sahipsiz,deniz’de …Hani bir kural vardır….”Akşam ezanından sonra kıyıya vuran tekne ,bulanındır” hesabı,kıyıda beni beklemiyor mu .?? Fırladım hemen bayırda aşağı ayakkabılarımı çıkardım denize girdim ama akıntı topu aldı sürüklemeye başladı..Bende o yıl yeni yüzme öğrenmişim ama çaresiz soyundum ,donla atladım peşinden topun..Top,akıntı ile,Turist Otelin altındaki meşhur “Kayalık”ta bulunan, “pati kaya”ya doğru gidiyor,hatırlayanlar bilir “pati kaya”  beş metreye , on beş metre ebatlarında ,dikdörtgen ve hemen su seviyesinde bir dümdüz kaya ve üstü  yosun kaplı,hava kararıyor ve ben karanlıkta yosuna basmaktan nefret ederim,top kayanın üstünde ama çaresiz kahramanlık gösterip topu alıyorum ve yıldırım hızıyla kıyıya yüzüyorum…Mutlulukla,topum var artık.. Evet o patlak top için bunları yaşamıştım.. Ama derseniz ki,aynı şeyi tekrar yaşayabilirmisin diye?....Elbette yaşarım keşke ben aynı durumlarda kalsaydım da , Memleketim o güzelim doğasını kaybetmeseydi,herkes “pati kaya”yı görebilse idi…İnsanın karnı nasılsa bir şekilde doyuyor,ama o doğal güzelliklerin bir daha geri gelmesi mümkün değil ki…? 46 yıl sonra; yaşayanlar, o iğrenç Amerikan süt tozlarını içenler ve  o güzel denizlerde yüzenler  anlatsın biraz…,bir varmış bir yokmuş diye…!     Rafet Suyabatmaz rafetsuyabatmaz@hotmail.com
Kaynak: Editör:
Etiketler: EKİM, 1965… ,
Yorumlar
Haber Yazılımı