Haber Detayı
18 Kasım 2011 - Cuma 02:53 Bu haber 251 kez okundu
 
DEMOKRASİNİN NERESİNDEYİZ
- Haberi
DEMOKRASİNİN NERESİNDEYİZ

Her toplumun istediği düzen demokrasi.Tabii demokrasiyi de her toplum kendi algıladığı şekilde istiyor. Tabii demokrasi önce kendi halkının rahat yaşaması üzerine kurulu oluyor çogu kez. Kendi halkını düşünen demokrasiler ne yazık ki bu demokrasi kurallarına uyup başka ülkeleri düşünmüyorlar. Onlarla yalnızca menfaatler üzerine ilişkiler kuruluyor. O ülkelerde diktatörük varmış ,o ülkelerde hak ihlalleri varmış önemli değil. Ticaret ve menfaatler devam ediyorsa bunlar görmezden gelinebilir. Yok o ülkelerle ticaret yapılamıyorsa, menfaatlerde eksiklikler varsa o ülke diktatördür, halkına eziyet ediyordur. Libya örneğinde olduğu gibi. Kaddafi bir diktatördü. Onun için Fransanın, Nato’nun bombalarıyla yok edildi diyebilir miyiz? Eğer Kaddafi ekonomisini Fransa’ya, İngiltere’ye, Amerika’ya açmış olsaydı. Bu gün yaşıyor ve diktatörlüğü görülmüyor olacaktı. Burada üzücü olay o menfaat kazanamayan ülkelerin peşine takılmış olmamızdır.   ARAP BİRLİĞİ ‘NİN SÜRİYE’YE AMBORGA KARARI! Arap Birliği Suriye’ye demokrasi gelmesi için Suriyeli muhalifleri toplantıya çağırıyor. Ve Arap Birliği üyeliğini askıya alıyor. Bu demokrasi ne menem bir şeydir ki .Tek adamla idare edilen Arap ülkeleri kendilerinde olmayan bir şeyi Demokrasiyi Suriye’den isteyebiliyor. Sanki kendi ülkelerinde insan haklarına saygılılar,demokratik gösteri yapılabilirmiş ,sanki düşünce özgürlükleri varmış gibi yol gösterici konumuna düşmüşler. Daha kadınlarının tek başına sokağa çıkamadığı ,araba kullanmaları yasak olan ülkeler demokrasi dersi vermeye kalkmaları ne kadar ciddi olur anlamak zor olsa gerek. Belki bazıları anlıyordur ama ben anlamıyorum.   ARAPLAR VE BİZ   Aynı coğrafyanın ülkeleri olarak aynı aşamalardan geçtik. Birinci dünya savaşından sonra değişen düzenlerden en fazla biz etkilendik. Tüm Arap dünyası Osmanlı egemenliği altındaydı. O zamanki yanlış uygulamalar sayesinde zaten ders olamadığımız Araplarla düşman olduk. Hep sanırdık ki hepimiz Müslümansız dolaysıyla dostuz. Osmanlının gücü bitince anladık ki Müslümanlık dostluk için yetmiyormuş. Meğersem güç sayesinde bize dost görünmek zorunda kalıyorlarmış. Arap yarımadasında Arapların gerçek yüzlerini gördük. Yemende kalede mahsur kalan Osmanlı askerlerine yapılanları bir araştırın. Hadi Müslümanlığı geçin insanlığa yakışmaz ölümler yaşandı. Bazılarının dostumuz dediği Arapların Osmanlı izlerini silmek için eserlerimize dahi tahammül edemediğini görmekteyiz. Tüm izleri silmek için her anıtı her tarihi eseri yıkmak için fırsat kolluyorlar.   ATATÜRK  VE ÜLKEMİZ   İnsan düşünmeden edemiyor. Aynı coğrafyanın insanları olarak Araplarla aynı seviyede olacaktık. Demokrasiyi kuramayan Araplar gibi başımızda göstermelik bir kral veya bir albay olabilirdi. Tabii insan hakları, demokrasi, özgürlük, seçim, parlamento gibi özellikleri beklemeyecektik. Albay ne derse o olacaktı. İlerleme ancak Arapların ki kadar olacaktı. Belki o da olmayacaktı. Çünkü bizim Petrolumuz yok. Atatürk tüm eski değerleri yıkarak bireye özgürleşmesi için sistemi kurdu. Önce birey dedi. İsteseydi kral da olabilirdi.Ama hem Arapları hem de Avrupa devletlerini gören Atatürk tercihini Cumhuriyet’ten yana kullandı. Ülke bu sayede Araplarla farkı yakaladı. Bölgede lider olabilmek de bizi yönetenlere kaldı. Eğer bizim seçtiklerimiz bizi yönetenler akıllıca fırsatları kullanabilirlerse lider olma durumumuz devam eder.
Kaynak: Editör:
Etiketler: DEMOKRASİNİN, NERESİNDEYİZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı