Haber Detayı
12 Haziran 2015 - Cuma 11:58 Bu haber 165 kez okundu
 
DALKAVUK
Diğer Haberi
DALKAVUK

İslam Hukuku Profesörü olacak Hayrettin Karaman bakın seçim sonuçları için ne demiş ; “Birkaç ırgat bir araya geldi ve bazı eksikleri ve kusurları olsa bile Türkiye’yi şaha kaldıran ve alternatifi de ortada bulunmayan iktidarı yıktı”   AKP'ye oy vermeyen bizler ırgatız , bundan gocunacak halimiz yok profesör müsvettesi peki sen nesin hiç kendini düşündün mü?   Hoca efendi sen adının başında ki Profesör kelimesinden , onun başında ki İslam Hukuku kelimesinden utanmayan bir dalkavuksun. 

//

İslam Tarihi ; iktidar sahiplerinin memuru olmayı asla kabul etmemiş , son nefeslerine kadar Kuran ve Hz. Peygamber'in sünnetine memur olmuş , bu uğurda nice zulümlere , işkencelere katlanmış büyük alimlerle doludur.    Ancak bir o kadarda Hayrettin Karamanlar vardır ki İslam ümmetine büyük zararlar vermişlerdir. Karaman gibiler hakka batıl batıla hak kıyafeti giydirir , iktidar sahiplerine iyiliği emredip , kötülüğü men etmeleri gerekirken sessiz kalırlar , menfaat uğruna dilsiz şeytan olurlar.Güç ve iktidar sahiplerine meylederler , onlar için artık ; dalkavukluk , yalancılık , riyakarlık , gıybet , haset , iftira , kin ve nefret duyguları kötülenecek , lanetlenecek hasletler değildir. Onlar fakirliği , alçak gönüllülüğü , mütevaziliği , doğru , dürüst ve namuslu olmayı , hoşgörüyü lanetlerler. Haksızlığa karşı duran , ne pahasına olursa olsun doğruluktan şaşmayıp  mazlumun yanında olanları küçük görür ve aşağılarlar.    Emeviler ,  Abbasiler dahil bütün İslam Devletlerinde ve Osmanlı ile Cumhuriyet dahil tüm Türk tarihinde saraylar , iktidar sahipleri yaptıkları yanlışlar meşru kılacak , insanları Allah ile aldatarak iktidara itaat etmeye çağıracak dalkavuk din adamlarına ihtiyaç duymuşlardır.İktidarların borozanı olan bu tipler saray sofrasında yer kapıp tıkınmak , bol bahşişlerle nasiplenmek için birbirleriyle soytarılık yarışına girerler.   Ömer Seyfettin  "Pembe İncili Kaftan" isimli meşhur hikayesinde hikayenin kahramanı Muhsin Çelebi'yi ve daljavukluğu bakın nasıl anlatıyor ; "(Muhsin Çelebi) önünde açılan ikbâl yollarından daha hiç birine sapmamıştı. Bu altın kaldırımlı, mine çiçekli, cenneti andıran nûrânî yolların nihayetinde daima “kirli bir etek mihrabı” bulunduğunu bilirdi. İnsanlık onun nazarında çok yüksek, çok büyüktü. İnsan arzın (yeryüzü) üzerinde Allah’ın halefiydi. Allah, insana kendi ahlâkını vermek istemişti. İnsan her mevcûdun fevkinde idi.                         

Kuyruğunu sallaya sallaya efendisinin pabuçlarını yalayan köpeğe tabasbus (dalkavukluk) pek yakışırdı; ama insana?.. Muhsin Çelebi, her türlü zilleti hazmederek ikbâl tepelerine iki büklüm tırmanan maskara harislerden, izzet-i nefissiz kölelerden, zâhifeler (sürüngenler) gibi yerlerde sürünen mülevves esirlerden nefret ederdi. Hatta bunları görmemek için merdümgiriz (insandan kaçan) olmuştu."

İşte böyle. Yargı çürüdü , siyaset çürüdü , basın çürüdü de en kötüsü Din adamları , Diyanet İşleri Başkanları , Müftüler kokuştu. Siyasetin payandası , iktidarların kuklası oldular.Neticede tuz koktu.

AV.ATEŞ HATİNOĞLU
Kaynak: Editör:
Etiketler: DALKAVUK,
Yorumlar
Haber Yazılımı