Haber Detayı
12 Şubat 2012 - Pazar 00:40 Bu haber 207 kez okundu
 
CUMHURİYET VE DEMOKRASİ
- Haberi
CUMHURİYET VE DEMOKRASİ

CUMHURİYET VE DEMOKRASİ Cumhuriyet, 1923’ten bu yana bizde demokrasi eş anlamlısı kavram olarak kullanıldı. Ancak tarih ve siyasi ilimler terminolojisinde Cumhuriyet ve demokrasi, apayrı manada kelimelerdir. Cumhuriyet, Devlet başkanının irsi olmadığını gösteren bir terimdir. Ne cumhuriyet, ne monarşi kelimelerinin demokrasi kavramı ile hiçbir ilgisi yoktur. Bir cumhuriyet de, bir monarşi de demokrasi olabilir. Gene bir cumhuriyet de, bir monarşi de totaliter olabilir. İkinci çok büyük yanlışımız, 1923’te yönetimin Osmanlı Hanedanı’ndan alınıp millete(halka) verildiği iddiasıdır. Bu iddia iki bakımdan yanlıştır. Evvela, 1923’te cumhuriyet bir demokrasi değildir ki, yönetim millete verilmiş olsun. Bu tecrübeyi biz 1946’dan bu yana yapıyoruz. İmparatorluğun rejimi meşrutiyet idi ki,”taçlı demokrasi” demektir. Bugünkü Belçika, İsveç, Norveç, Danimarka, İspanya gibi ülkelerdeki rejimdir. Hükümetlere güvenoyu veren veya güvensizlik oyu ile hükümetleri düşürebilen millet meclisi (Meclisi Mebusan) oluştu. Meşrutiyet Anayasasında halkın padişah dediği hakan-halife’ye verilen payeler, semboliktir. Bütün taçlı demokrasilerde, bilhassa birçok kavmi aynı çatı altında yöneten imparatorluklarda mevcuttur. Taçlı demokrasilerde hükümdar, bir semboldür, temsil eder. 1908’den sonraki üç padişahın, mesela 1909-1918 arasındaki Beşinci Sultan Mehmed Han’ın fiili yetkilerinin bugünkü en demokratik Avrupa hükümdarlarından fazla olduğu söylenemez. Ancak 1923’ten sonra da layıkıyla kullanılmamıştır. Bugün bile eksikleri mevcuttur. 1923’ten sonra da irsi olan devlet başkanlığının seçimle olacağı kabul edildi. Yani cumhuriyet rejimine geçildi. M. Kemal Atatürk böyle istedi. Bir referandum filan yapılmadı. Zaten cumhuriyet, milletvekillerinin ancak yarısının gece meclis oturumuna katılıp müzakeresiz oylanıp kabul edildi. Diğer yarısına o oturuma katılmamaları için haber gönderildikten başka, gelmemeleri için evlerinin önüne polis dikildi. 1923 meclisi milletvekili sayısının, cumhuriyet için oy verenlerin iki misli olduğu rakamların belagati ile açıktır. Devlet başkanının seçimle gelmesi 1950’ye kadar sembolik mahiyettedir. Demokrasi hür seçime dayanan rejimdir. Teşkilatlanmış, her fikir ve programda, birbirinin zıttı da olabilen partilerin serbestçe seçime girip hilesizce kazanıp kaybettiği rejimdir. Demokrasi subay ile yargıcın asla politikaya karışmayıp çok saygın durumda bulundukları rejimdir. Tarih gerçeklerini saptırıp halkı kandırmaya uğraşmak yerine, milli irade üzerindeki bütün kısıtlamaları kaldırabilen böyle bir düzenin kurulup layıkıyla işlemesi, 21. Asır Türkiyesi’nin ideali olmalıdır. Tarihçi-Yazar Yılmaz Öztuna -14.05.2011 NOT: 09/Şubat/2012 vefat eden ve 10.02.2012 tarihinde Fatih camisindeki cenaze namazının ardından ebedi istirahatgahına dualarla uğurlanan, Ülkemizin en önemli tarihçilerinden olan ve Türk gençliğine tarihi sevdiren, cennet mekân, Sultan Abdülhamit Han’a, iade-i itibar kazandıran, 82 yıllık ömrü boyunca, gerçek fikirleri, gerçek tarihi kitapları ve yazılarıyla kültür hayatımıza yeni ufuklar açan, cenazesine katılan Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın “ Milletimize ve tarihimize büyük hizmetleri oldu” dediği, Tarihimizi bizlere sevdiren adam, kıymetli yazar Yılmaz Öztuna’ya Allah’tan rahmet, ailesine ve okuyucularına başsağlığı diliyorum.
Kaynak: Editör:
Etiketler: CUMHURİYET, VE, DEMOKRASİ ,
Yorumlar
Haber Yazılımı