Haber Detayı
08 Nisan 2012 - Pazar 18:42 Bu haber 182 kez okundu
 
ÇÖZÜM İSLAMDA'DIR
- Haberi
ÇÖZÜM İSLAMDA'DIR

ÇÖZÜM İSLAMDA'DIR   İslam Ülkelerinde mazlum Müslümanların zalim diktatörlerden kurtulmak için başlattıkları mücadele, bu mücadelenin temellerinin zulümden kurtulmak ve diktatörleri devirmek olması bakımından halk tarafından ortaya konulan bu aksiyona “Arap Baharı” adı verilmiştir.  Fakat  Arap Baharı, sonuçları itibariyle değerlendirildiğinde Müslümanları her geçen gün daha derinden etkilemektedir. Osmanlının çöküşünden sonra bölgeyi işgal eden, daha sonra emperyalist ideolojinin yerel işbirlikçileri eliyle bölgeyi kuşatması, son olarak da Arap Baharının bereketli yağmuruyla bölgede neşvü nema bulması(!) gözden kaçırılmaması gereken bir hakikattir. Herkesin bildiği gibi, Arap Baharı bölge halkının diktatör zalimlerden kurtulmak için ortaya koydukları bir aksiyon, bir halk hareketidir. Bölgede ki İslami Hareketler bu aksiyona başlangıcından itibaren değil, kısa bir zaman sonra katılmıştır.  Bölge halkları diktatörlerin devrilmesini kendi güçleriyle, emperyalistlerin desteği olmadan kazanabilmiş olsaydı, o zaman bölgede başlayan bu harekete  “Arap Baharı” isminin verilmesi daha anlamlı olurdu ve yine bu hareket tam olarak halkın hareketi olurdu. Libya’ya yapılan NATO müdahalesi, sayısız BM kararları bu hareketin bağımsızlığına ve şeffaflığına halel getirmiştir.  NATO müdahalesi ve BM kararlarının yanında ayrıca ABD ve batılı devletlerin hareketliliğin olduğu ülkelerde ki halklara hem madden hem manen büyük destekleri olmuştur.  Zaten ABD öncülüğünde ki küresel küfür kendi menfaatleri çerçevesinde her yere barış ve istikrar götürmeye ziyadesiyle iştiyaklıdır. Kendi menfaatleri ve çıkarlı doğrultusunda desteklediklerinin dini, mezhebi ve mensubiyeti önemli değildir. Yıkılan ve yok olan diktatörlüklerden en çok zulüm gören ve mağdur olan diktatörlüklerle mücadele eden Müslüman halklar ve onların oluşturmuş oldukları İslami hareketler olmuştur.  İslami Hareketlerin diktatörlere karşı vermiş oldukları övülmeye değer mücadelelerinden dolayı bulundukları ülkelerde her zaman iktidarın alternatifi olmuşlardır. Fakat ne hikmetse Arap Baharı’nın başlamasıyla İslami Hareketlerde ki değişim ve akıl almaz dönüşüm gözlerden kaçmamaktadır. Tunus’ta ki En-Nahda’nın tutumu, İhvan-ı Müslimin’in söylemi Arap Baharı evveline göre gözden kaçmayacak derecede farklıdır. Bir önce ki yazımızda  En-Nahda üyesi Said Fercani’nin  Amerika’nın ünlü gazetelerinden The New York Times muhabirlerinden Anthony Shadid’e verdiği mülakatta kendisinin ve En-Nahda hareketinin değişim ve dönüşüm serüvenini anlatmış, bizde sizinle bunu paylaşmıştık. İslami Hareketler, ülkelerinde diktatörlere karşı verdikleri mücadelelerde hep İslam’ı referans almış ve çözüm olarak sunmuştur. Arap Baharı’nın başladığı zamana kadar İslami Hareketlerin bu tutumu değişmemiştir. Fakat Arap Baharı başladıktan sonra Mısır’da İhvan-ı Müslimin’in iktidara alternatif olarak sunduğu ve değişmez sloganı olan “Çözüm İslam’da dır”  baharın esintileriyle kardan adam gibi erimiştir. “Çözüm İslam’dadır” sözü  İhvan’ın eylem alanlarından ve teşkilat binalarından kaldırılmıştır. Biz bunu söylerken var olan bir vakıadan hareketle bir sonuca varmak istiyoruz. Amacımız Müslüman kardeşlerimizin verdikleri mücadeleyi küçümsemek değildir. İhvan’ın, İslam’ı bir çözüm olarak görmedikleri sonucuna da varmak istemiyoruz. Fakat her ne olursa olsun İslami Hareketlerin yaşanan Arap Baharı dönüşümünde, İslam’ı bir çözüm olarak göstermemeleri, bahse konu ülkelerin halklarının İslam’ı bir çözüm olarak görmemeleri sonucunu doğurur. Arap Baharı’nın yaşandığı ülkelerde dış güçlerin bir etkisinin bulunmadığını düşünsek bile ifade ettiğimiz sonuca ortaya konulan hareketlerle ve söylemlerle ulaşmak mümkündür. Arap Baharı’nın yaşandığı ülkelerde İslami çözüm, İslami Hareketlerin eliyle gayrı meşru olarak gösterildiğine ve İslami çözüm bir slogan olmaktan çıkarıldığına göre  bu ülkelerde oluşacak yeni sistem batının, kapitalizmin ve Siyonizm’in isteği ve dayatması üzerine “Demokratik Parlamenter Sistem” olacaktır. On yıllarca hakkın hakimiyetini savunmuş, mücadele vermiş, işkenceler görmüş, çileler çekmiş, liderleri şehit olmuş ve mücadeleleriyle yöneticilerine zalim damgasını vurmuş Müslüman halkın kazanımları ve mirası üzerine, hakkın hakimiyetine karşı olan ve hiçe sayan  batının demokrasisinin ve liberalizminin kabullenilmesi ne acıdır. İslami hareketlerin dönüşümü ve değişmesi önümüzde ki gelecek en az yüz yılı etkileyebilecek büyük bir hadise olması bakımından bu mevzunun üzerine ısrarla duruyoruz. İslami Hareketlerde ki bu değişim sadece siyasi etkileri bakımından değinilmeye değer değil, aynı zamanda İslam inancına olan etkileri bakımından da işlenmeye değerdir.
Kaynak: Editör:
Etiketler: ÇÖZÜM, İSLAMDA'DIR ,
Yorumlar
Haber Yazılımı