Haber Detayı
24 Mayıs 2012 - Perşembe 18:39 Bu haber 135 kez okundu
 
Çay Üreticisi , Memur Zammı ve Eylemler
- Haberi
Çay Üreticisi , Memur Zammı ve Eylemler

  Çay Üreticisi , Memur Zammı ve Eylemler Türkiye dünyanın 10. büyük ekonomisi oldu diyerek, bu türküyü söyleyerek gezinenlere sesleniyorum, “artık takke düştü kel gözüktü”. Çaya verilen taban fiyatıyla  Rizeli, memura teklif edilen zam oranıyla da tüm Türkiye “keli” görmüş oldu. Hükümet, faiz için açtığı kesenin ağzını vatandaşı için açmıyor. Bu yıl devlet borç faizi olarak 52 milyar TL. borç faizi ödeyecek. Kime gidecek bu para? Elbette ki, IMF, Dünya Bankası, uluslar arası kredi kurumları ve içte ki kan emen sülüklere. Hükümet,  milletinden yana tavır koyması gerekirken, milletini sefalete mahkum ediyor. Son günlerde Rize’de ve Türkiye’de gördüğümüz gibi artık papaz pilav yemiyor. Hükümetin yüzde 2.5 zammına yıllarca sessiz kalan sendikalar şimdi, meydanlara indi. Buda bir gelişme, olumlu bir gelişme. En azından payanda olmayacaklarının bir işareti. Fakat, onlarında sorumluluğu büyük, yıllarca yüzde 2.5’e ses çıkarmadılar, boyun eğdiler, korktular, koltuklarını koruma adına mensuplarının haklarını savunmadılar. Zulme karşı verilen mücadele en mukaddes mücadele ve en büyük mücadeleyse, bugün Rizeli çay üreticilerinin mücadelesi, hak mücadelesidir  ve her türlü taktirin üzerindedir. Fırsat bulduklarında 10. Büyük ekonomi olduk diyerek hava atanlar, üreticiye ve memura zam vermeye sıra gelince “Yunanistan gibi mi olalım” diyerek çark ediyorlar.  Eğer, 10. Büyük ekonomiysek neden Yunanistan gibi olalım, yok Yunanistan gibi olmaya yakın bir ülkeysek neden bizi kandırıyorsunuz? 2002 yılında iktidara geldiniz. Geldiğinizde ülkenin borcu 220 milyar dolardı. Şimdiyse 600 milyar dolar civarında. Her gün ülkeyi borçlandırıyorsunuz, gerçekleri milletten saklıyorsunuz. Kurmuşsunuz mutlu azınlığınızı çay üreticisinin durumuna kulak tıkıyorsunuz. Şimdi ben, size bir şey söyleyeyim; sendikaların yaptığı eylemler hükümetinizi sarsar, Rizeli çay üreticilerinin eylemi ise Çaykur  Genel Müdürünün koltuğuna mal olur. Ben, bu sezonu bir milat olarak kabul edip kaydını düşüyorum. Artık kimse verdiği zam miktarıyla, özel sektörün çay üreticisini ezmesine göz yummasıyla ve Çaykur’un çay alımında ki adil olmayan tavırlarıyla çay üreticisiyle, halkla, bu devletin gerçek sahipleriyle dalga geçemeyecektir. Çay sezonu açılır açılmaz konulan kontenjanda neyin nesi? Ya bir gün olan hafta tatilinin iki güne çıkarılması? Siz kimsiniz, ne yapıyorsunuz, ne yapmaya çalışıyorsunuz? Piyasayı müsait bulan özel sektör hemen kolları sıvamış. Kimse onlarında sıkıntıları var, onlarda mevcut düzenden rahatsız teranesi çalmasın. Kimin neyden rahatsız olduğunu herkes biliyor. 65 kuruştan peşin  fiyat çay alıyorlarmış, sonrada televizyonlara çıkıp haktan, hukuktan, helalden ve haramdan dem vuruyorlarmış. Siz kim, hak ve hukuk kim? 65 kuruştan peşin fiyat diyerek alıp, altı ay sonraya gün verenlerde varmış. Yahu siz hangi ara çakal oldunuz? Sizin emeğe saygınız yok mu, kul hakkını düşünmez misiniz, sizin lügatiniz da helal- haram diye bir kavram mevcut değil mi? Hükümet, uyguladığı sistemle üreticiyi özel sektöre mahkum edecek, özel sektörde gün bugündür mantığıyla üreticinin ümüğünü sıkacak. Yazıklar olsun, yazıklar olsun. Birde dillere destan Ziraat Odası Başkanı var. Ne yapar ne eder bilen yok. Aslında var mı yok mu belli değil. Bugün Rize Gazeteciler ve Muhabirler Derneğinde bir basın açıklaması yapmış; “üreticilerin gösterileri kanunsuzdur” demiş. Asıl kanunsuz sensiz. Üreticinin alın terinden aidat alacaksın, o koltuğa oturacaksın, sonrada çıkıp bir şeyler geveleyeceksin. Bu adamı istifaya mahkum etmek artık onur meselesi olmuştur.  Bu arada Gazeteciler Derneğinde ki gazeteci arkadaşlarıma da tavırlarından dolayı teşekkür ediyorum. Bir zamanlar Çay Kanunu çalışmalarında sesi çıkıyordu. Çünkü, güzel piyasa yapıyordu. Şimdi ise sesini kıstılar. Artık o koltukta kalabilmek için her şeyi yapmaya hazır bir vaziyette. Sayın Paliç, çıkmaz yola girdin, gidecekte kaçacakta hiçbir yerin yok. Artık istifa zamanı. Bugün  Cumhuriyet meydanındaydı üretici, sen nerdeydin? Orada olmaman bile istifan için yeterli bir sebeptir. Yıllarca üreticinin hakkını savunur gibi rol yaptın. Ziraat Odası Yeşil Çam değildir. Artık seni görünce aklıma Sümbülzade Vehbi Efendinin şiiri geliyor. Osmanlıda kadılık görevi de yapan Sümbülzadeyi padişah çağırır bir gün. Derki; “Sümbülzade, diyorlar ki sen rücu sanatında ustasın, bana öyle bir şiir yaz ki ilk mısrasını okuyunca seni öldürmek, ikinci mısrasını okuyunca seni ödüllendirmek içimden geçsin”. Sümbülzade Vehbi Efendi şu şiiri yazar; Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.   Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan.   Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır? Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.   Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam Bir gümüş ibrik ile destine ab-i revan.   Salınarak giderken arkandan ben sokayım Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.   Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan.   Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan.   Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman. Herkese vermektesin, bir de bana versene Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman. Sen her zaman gelesin, ben Vehbi’ye veresin Esselamun aleyküm ve aleykümselam. Yıllarca yaptığın, üretici lehine gözüken mücadelen Sümbülzade Vehbi Efendinin bu şiiri gibi. Muhalefet yapıyormuş gibi gözüktün, ama aslında destekledin. O koltuğa oturma pahasına böyle davrandın.  Bazı sendikalarında  yıllarca tavrı böyleydi. Şimdi ise tavrın açık ve net.  Üreticinin bulunduğu durum beni ilgilendirmez diyorsun lisan-ı halinle. Üretici seni ilgilendirmezse sende üreticiyi ilgilendirmezsin ve artık o koltuğu terk etmelisin.  
Kaynak: Editör:
Etiketler: Çay, Üreticisi, ,, Memur, Zammı, ve, Eylemler ,
Yorumlar
Haber Yazılımı