Haber Detayı
08 Mart 2011 - Salı 15:34 Bu haber 212 kez okundu
 
BUMERANG YASASI
- Haberi
BUMERANG YASASI

    Uzun zamandır kafamı altüst eden bir sır var: Bir insan isteklerine nasıl olur da ulaşabilir? Veya insanın istediğine ulaşabilmesi mümkün müdür? Ya da isteklerin sınırı var mıdır? Yahut da isteklere sınır koymak doğru mudur? Sonra bir söz dilime dolanır oldu: “Vermek istemeseydi, istemek vermezdi.” Bu cümleden hareketle sınırlar ötesi sırları sır edindim kendime ve bu konuyla ilgili yazılıp çizilmişleri araştırmaya karar verdim. Bizim coğrafyamızın dışına da taştım arasıra. Eckhard Handler’in beynimi uçuran Bumerang Yasasını tahlilini inceledim. Sonunda kendime sır edindiğim sırrın, bizim sırrımız olması gerektiğini düşünerek dertleşelim istedim. Ulaştığım beylik düşünceleri ruhuma tatbik ettim, inanılmaz haz aldım. Yıllardır listelediğim bu erdemin ortak vuruşlarını kötülere ve kötülüğü karşı kullanmaya ne dersiniz? 1.    Bir muhtaca uzatılan dost eli evrendeki bir gücü harekete geçirir. Sonra da muhtaç olduğunuz bir zamanda size takdim edilir. Onun için evrene iyi şeyler gönderin ki, misliyle size geri gelsin. 2.    Verdiğin kadar her zaman alırsın. Bazen de verdiğinden çok fazlasını alırsın. O zaman ya verecek bir şeyin olmalı veya sahip olduklarının bir değeri. İyi şeyler evrene göndermelisin. Bu bir ayna hareketidir. Gönderdiğinden fazlası geri gelir. Hem seni, hem de çevrendekileri aydınlatmış olursun. 3.    Napolyon Fransa tahtına talip olduğu zaman “Efendim, siz imparator olamazsınız. Çünkü asil olmayanların tahta çıkması mümkün değildir.” sözleriyle eleştirilince; “Beyler, benim asaletimde şimdi başlıyor işte.” diye cevap verir. Evren onun şiddetli arzusunu geri çevirmez ve amacına ulaşmasına ayna etkisiyle cevap verir. Asil bir hedefi olmayanların diğer canlılardan pek farkı kalmaz. 4.    Mıknatıs olmak mümkün değildir. Ama her isteyen ışık olabilir. Ve herkes kendinde olan ışığı evrene gönderir. Sonra gönderilenler katlanarak herkesin kendine geri döner. Bunu “eksilerek çoğalırız, çoğaldıkça eksiliriz.” diye de ifade edebiliriz. 5.    Albert Einstein “üzülme, başına gelen sadece ilahi bir planın parçasıdır.” der. Başına gelenlerin iyi mi kötü mü olduğunu yargılamaya gücün yetmez. Bazen iyi zannettiklerin seni yer bitirir, kötü zannettiklerinde kurtuluşun olabilir. Hayatı olduğu gibi kabullenmeyi insanlığın gereği olarak kabullenmelisin. Avrupalı bir Hıristiyan’ın şu duası aklımdan hiç çıkmıyor: “Tanrım, değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için bana güç ver, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için irade ver. İkisinin arasındaki farkı anlayabilmek için de bana akıl ver.” 6.    Bir insana tebessüm ederseniz evrene gönderdiğiniz arzularınız sizin her zaman yüzünüzü güldürecektir. Evren adalet dağıtmaz. Sizin emellerinizi katlayarak size iade eder. Onun için evrene gönderdiğiniz ışınlarınızın sizi yememesine dikkat etmelisiniz. Evrene gönderilen mesajlar, düşünerek değil yaparak ve yaşayarak gönderilir. Evren herkesin samimiyetini bilir ve ona göre yansıtma yapar. Evrenle muhabbet hoş olmuyor mu? Evrene gönderdiğimiz arzularımızı yaşarken niye birilerinin haksızlık yaptığını iddia ederiz o zaman. “Kulum beni nasıl düşünüyorsa ona öyle yaklaşırım.” derken belki de bumerang yasasını mı tarif etmiş. “Mümin, müminin aynasınıdır” bunun için mi söylenmiş acaba? Bunları düşününce çok haz alıyorum. Bir de şu rüyada kapalı gözlerimle nasıl gördüğümü anlayabilsem! Sıkma kendini güzelim. Aklı verene, akılsızlardan farklı ne verdik ki? Kullanalım aklımızı da bari bir işe yarayalım. Ne dersiniz? Muhammet MARAP
Kaynak: Editör:
Etiketler: BUMERANG, YASASI ,
Yorumlar
Haber Yazılımı