Haber Detayı
13 Haziran 2012 - Çarşamba 18:38 Bu haber 129 kez okundu
 
AYASOFYA! AYASOFYA.. SENİ BU HALE KOYAN KİM ?
- Haberi
AYASOFYA! AYASOFYA.. SENİ BU HALE KOYAN KİM ?

  Ayasofya! Ayasofya!...Seni bu hale koyan kim?   Seni çırılçıplak soyan kim?!...   Ayasofya;  Fatih Sultan Mehmet’in vakfiyesi, İstanbul’un Fethinin nişanesi ve bir çağın kapanıp yeni bir çağın açılışının müjdecisidir. Ayrıca Ayasofya; fethin mirası ve Hz. Peygamberin hadisinin vukuunun sonucudur.   “zincirler kırılsın Ayasofya açılsın”  sloganlarıyla yer gök inliyordu İstanbul’da. Tarih 26 Mayıs 2012. Ayasofya’nın ibadete açılmasını isteyen, Fatihin vakfiyesi mabette iki rekat namaz kılmak için yıllarca bekleyen insanlar ve ondan sonra gelen genç nesil  Ayasofya’da. Tarih 26 mayıs 2012.   On beş bin insan, genciyle yaşlısıyla, çoluğuyla çocuğuyla, erkeğiyle kadınıyla heyecanla, aşkla, şevkle Ayasofya Meydanına koşup gelmişti.  Saat 13:00. Ayasofya’nın ibadete açılmasını isteyen kalabalık Ayasofya’nın içinde olmasa da bahçesinde öğle namazını kılmak için sabırsızlanıyordu. Hep bir ağızdan “zincirler kırılsın Ayasofya açılsın” haykırışları.   Unutulan ve bilerek unutturulan İstanbul’un Fethi onunla hatırlanmıştı. İstanbul’un fethini hatırlamak, Hz. Peygambere salatu selam göndermek için düzenlemişti Fetih şölenlerini. Binleri topladığı stadyumlarda Ayasofya’yı şöyle tarif ediyordu; “ Ayasofya sadece bir mabet  değildir. Ayasofya hakkın batıla galebesinin sembolüdür”.   Merhum Erbakan’ın bu veciz sözü ağızlarda ve haykırışlardaydı. Derken  Muhteşem Mabet Sultan Ahmet’in çifte ezanı duyuldu.  On beş bin kişi kıyamda Allah’u Ekber, Allah’u Ekber…   Belki Ayasofya’nın içinde değiliz ama yanı başındayız, bir sonrakinde içinde öğle kılmak için duadayız…   Ve akıllarda Merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin muhteşem ve muazzam makalesi. Evet evet o. Milli mutabakatı kırmakla yargılandığı ve müebbet istendiği o makale.   1954 yılında ABD’den meşhur Patrik Atenegoras geldiğinde bir yaygara dolaşıyordu ortalıkta. Hükümetin Ayasofya’yı kilise yapmak için Atenegoras’a vereceği konuşuluyordu.  Serdengeçti bunun üzerine haykırıyordu, “Ayasofya, Ayasofya seni bu hale sokan kim? Seni çırılçıplak soyan kim”   İşte Serdengeçti’nin o muazzam makalesi;   Ey İslam'ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya!     Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi,     Işıl ışıl yanan muhteşem mabet!...     Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?     Hani minarelerinden göklere yükselen,     Ta maveradan gelen ezanlar?...     Hani o ilahi devir, ilahi nizamlar?...     Ayasofya ses vermiyor,     Ayasofya bir hoş,     Ayasofya bomboş!...   Hani nerede?     Şu muhteşem minberde,     Binlerce erin baş koyduğu şu temiz yerde,     Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?...     Ayasofya! Ayasofya!...Seni bu hale koyan kim?     Seni çırılçıplak soyan kim?!...     Hani nerede?     Gönüllerden kubbelere,     Kubbelerden gönüllere     Gürül gürül akan Kur'an sesleri?...     Kur'an sesleri dindirilmiş,     Müslümanlar sindirilmiş!...     Allah-Muhammed-Hülafa-i raşidinin     İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...     Fethin, Fatih'in mabedinden kitab-ı mübini,     Bu ulu dini kaldıran kim?     Dinimize, imanımıza saldıran kim?     Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,     Kimin elidir?!...     Söyle Ayasofya, söyle.     Seni puthane yapan hangi delidir?!...     Elleri kurusun, dilleri kurusun!     Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?     Seni çırılçıplak soyan kim?!...     Ayasofya,       Ey muhteşem mabet;     Gel etme,     Bizi terketme!...     Bizler, Fatih'in torunları, yakında putları devirip,   Yine seni camiye çevireceğiz...   Dindaşlarımızla, Kanlı göz yaşlarımızla,     Abdest alarak secdelere kapanacağız,     Tekbir ve tahlil sedaları boş kubbelerini yeniden dolduracak     İkinci bir fetih olacak,     Ezanlar bu fethin ilanını,     Ozanlar destanını yazacaklar...     Putperest Roma'ya yeni bir mezar kazacaklar, sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen ezan sesleri fezaları yeniden inletecek! Şerefelerin yine Allah'ın ve O'nun sevgili peygamberi Hz. Muhammed'in aşkına, şerefine ışıl ışıl yanacak; bütün cihan Fatih Sultan Mehmed Han dirildi sanacak!... Bu olacak Ayasofya,     Bu muhakkak olacak...     İkinci bir fetih, yine bir ba'sü ba'delmevt...     Bugünler belki yarın, belki yarından da yakındır,     Ayasofya, belki yarından da yakın!...     Öğle namazı cemaatle kılındı, Dualarda Ayasofya vardı. Kalabalığın büyük kısmını oluşturan gençler tekbirlerle ve tahlillerle yürüyüşe çıktı Ayasofya’dan İnönü’ye. Bir nehir gibi akan genç kalabalık Allah-u Ekber, Lailahe İllallah nidalarıyla Ayasofya’dan Eminönü’ne akmaya başladı. Etraftaki herkes farkındaydı, bugün İstanbul’un farklı ve övgüye layık bir gün yaşadığının. Turistler şaşkınlıkla ellerinde ki kamerayla bu eşsiz ve muazzam görüntüleri arşivliyorlardı. Kendimizi bu akıntıya bırakıyoruz ve tekbir sedaları içerisinde yola koyuluyoruz. Kısa zaman sonra kendimizi Yeni Caminin yanında buluyoruz. Allah-u Ekber, Allah-u Ekber.     Saat 18:00 oldu. İstanbul’un Fethini kutlamak için İnönü’deyiz. Yorgunluktan eser yok, herkes dinç ve diri. Statta elli bin kişi. Kalpler tek vuruyor, niyetler bir, dualar aynı. Herkes oturduğu yerden stadı gözlüyor. Muazzam bir kalabalık. Akıllara eski fetihler geliyor, gönüllerde canlanıyor. Kulaklara bir seda ulaşıyor. Sanki herkes merhum Erbakan’ın “ne zaman ki bu stadyumlar futbol maçı için değil, hakkı hakim kılmak için çalışan insanlarla dolup taşar, bilesiniz ki o zaman kurtuluş yakındır” seslenişini duyuyor.     Muazzam bir kalabalık, muazzam bir program. Ama bir şeyler eksik, bir şeyler yarım. Herkes bunun farkında. Sonra bir ses zulmeti yırtarcasına yükseliyor, tribünler ayakta, her kes bir ağızdan “Mücahit Erbakan” diye bağırıyor. Kürsüde ki Kudüs Muhafızı Rahid Salah. Yüksek bir ses tonuyla, heyecanlı ve celalli bir üslupla Erbakan’ı anlatıyor. Böylece büyük bir boşluğu, Erbakan’ı anma ve hatırlama boşluğunu Rahid Salah doldurmuş oluyor ve bu eksikliği izale ediyor.     *Ayasofya’da bu muazzam öğle namazı programını tertipleyen Anadolu Gençlik Derneğine ve bu programa iştirak eden binlere teşekkürler.  
Kaynak: Editör:
Etiketler: AYASOFYA!, AYASOFYA.., SENİ, BU, HALE, KOYAN, KİM, ? ,
Yorumlar
Haber Yazılımı