Haber Detayı
29 Temmuz 2011 - Cuma 19:02 Bu haber 135 kez okundu
 
ARKADAŞLAR HAKLIYMIŞ, RİZE’DE YAZILACAK ÇOK KONU VARMIŞ!
- Haberi
ARKADAŞLAR HAKLIYMIŞ, RİZE’DE YAZILACAK ÇOK KONU VARMIŞ!

Ramazan BURSA   ARKADAŞLAR HAKLIYMIŞ, RİZE’DE YAZILACAK ÇOK KONU VARMIŞ!     Bazen dostlarımız, arkadaşlarımız yazılarımdan dolayı beni eleştiriyor. Diyorlar ki, “arkadaş hep ulusal konularla ilgili bazen de gündemle alakası olmayan tarihi konularla alakalı yazılar kaleme alıyorsun. Şu Rize’de hiç mi yazılacak bir konu yok”.  Bu sitemler artınca, bende yerel bir sorunu kaleme almaya karar verdim  ve düşünmeye başladım. Seçim kampanyasının başladığı tarihten günümüze kadar, olan olayları zihnimden geçirmeye başladım. -Rize’nin en büyük sorunu çay. Hem müstahsilin, hem de sanayicinin. Müstahsil çayına hak ettiği değerin verilmemesi,  çayını kolay satamamanın ve özel sektöre çayını olması gerektiğinden çok düşüğüne satmak mecburiyetinde olmanın  sıkıntısı içinde, özel sektör kaçak çaydan dolayı çayını pazarlayıp satamamanın sıkıntısını çekiyor. Aklıma hemen seçim kampanyasında Sayın Bakanın “kaçak çayı engellediğimizde kaçakçılıkla geçinenler bize kızıyor. Gümrüklerde aramaları yoğunlaştırdığımızda kuyruklar uzuyor” açıklaması geldi. Sayın Bakan bu açıklamayı yaptığında bir Allah’ın kulundan ses çıkmadı. Çayı en çok biz savunuyoruz diye piyasa yapmaya çalışan Sivil Toplum Örgütleri dut yemiş bülbüle döndü. Kimseden çıt çıkmadı. Doğudan katırlarla gelen kaçak çayı bile fotoğraflayan, bunun üzerine raporlar hazırlayan Ticaret Borsasından bir açıklama gelir diye bekledik. Ama nafile. Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç, Çay Kanun Tasarısı Taslağı için “Çayımız elden gidiyor, Çaykur’u özelleştirecekler” diye ortalığı birbirine katmıştı.  Ama ondanda bir ses yoktu, yaz uykusuna yatmış gibiydi Paliç. Yapılan Ziraat Odası Kongresinde karşısına aday çıkarılmasından gözü korktu diye değerlendirdik bu sessizliğini. Ayrıca yaş çay ile alakalı yaptığı açıklaması ise talihsiz bir açıklamadır. Böyle bir açıklama sonrası bana bir önce ki yıl yaptığım açıklamamı bir arkadaşım hatırlatsa, bu tezatı istifa nedeni kabul ederdim. - Bu seçimde aklımızdan geçmeyen beraberlikleri seyrettik. 22Temmuz 2007 Milletvekili Seçimlerinde Ak Parti, muhafazakar/dindar halka, “başka partiye oy verirseniz Mesut Yılmaz kazanır, 28 Şubatta takındığı tavrı, İmam Hatip Mezunlarına yaptıklarını, başörtülülere yarasa dediğini, Kur’an Kurslarına yaptığı baskıları vs unutmayın” propagandasını yaptı. Aradan dört yıl geçti. Ne Mesut Yılmaz değişmişti, ne de tarihin değişmesi mümkündü. Birde ne görelim, Ak Parti, İmam Hatiplilere zulmeden, başörtülülere yarasa diyen, Kur’an Kurslarına baskı yapan Mesut Yılmazla aynı safta namaza durmuş. Ak Parti, Anap’ın Rize’de ki eski kurmaylarını bir otelde toplamış, onlarda Ak Partiye sonsuz destek vereceklerini büyük bir heyecanla deklare  etmişler. Hızır Hop Hasan Karal’ın arkasında gazetecilere poz verirken gayet mutlu bir görüntü veriyordu. Söylenene göre toplantının yapıldığı otele 20 bin TL ödenmiş, bu parayı da Mesut Yılmaz’ın sağ kolu Abdurrahim Albayrak vermiş. Parayı verirken bu mübarek görev bana nasip oldu diye sevincinden ağızı kulaklarına vuruyormuş. Halkımızda bir tuhaf. “Bu Ak Parti geçen seçimde bu adam başörtülülere yarasa dedi, Kur’an Kurslarına baskılar yaptı, başka partilere oy vererek bu adamın seçilmesini mi sağlayacaksınız söyleme dimi? Şimdi ise bu Ak Parti Mesut Yılmaz ve ekibiyle sarmaş dolaş kuzu sarması” dediğimizde halkımıza, “bak oda doğruyu gördü, hakkı buldu” cevabını aldık. Çıldırmamak elde değil. -Seçimde Ak Parti akla hayale gelmeyen vaatlerde bulunmuş. Biz duymadık, bize aktarıyorlar. Bir vatandaşa çimento ve tuğla yardımı yapacaklarını bile söylemişler. Bu akla hayale gelmeyen vaatlerden akıl almaz bir hadiseye geçelim. Cumhuriyet Halk Partisinin mitingi münasebetiyle meydanda bulunan bir binanın gövdesinde ki Başbakanın posterini –kanunun verdiği yetkiyle- Emniyet indirdi. İndirme işlemi gerçekleşirken Sayın Bakan oradan geçmiş, başbakanın posterinin indirildiğini görmüş. Hemen ilgili Emniyet Şube Müdürünü çağırtarak “sen Başbakanın posterini nasıl indirirsin” diyerek müdürün kanunu, nizamı anlatmasına müsaade etmeden şiddetli bir şekilde azarlamış. Biz bilirdik ki işini yapmayan, kanuna uygun hareket etmeyen azarlanır ve cezalandırılır. Sayın Bakan bunu tersine çevirdi, haberiniz olsun. Belki de Sivil Toplum Örgütleri duyduğu veya bildiği bu azarı işitmemek için bakanın kaçak çay konusuyla alakalı açıklamasına tepki gösterme cesaretini gösteremedi. -Geçen gazetelere bakıyordum.  Baktım ki bir yetkilinin “esnaf borcunu borçla ödüyor”  açıklamasını Nabız Gazetesi manşetine taşımız. Haberi okudum. Üçüncü sayfaya geldiğimde ne göreyim, Tümsiad Başkanı açıklama yapmış ve ekonominin gayet iyi gittiğini söylemiş. Acaba hangisi doğruyu söylüyordu? Kendi kendime düşündüm. Acaba Sayın Başkan 2011 yılında ödenecek 47.5 milyar TL borç faizini bilmiyor mu,  2010 yılı dış ticaret açığı 65.8 milyar dolar olduğundan, hükümetin yaptığı tahmine göre 2011 yılında dış ticaret açığının 72.5 milyar dolar olacağından habersiz mi, ülkenin borcunun 600 milyar dolara ulaştığından bilgisi yok mu? Ekonomisi Pazar filesine dönen bir ülkenin, ekonomi gayet iyi diyebilmek nasıl bir matematik hesabıyla mümkün? Bilmiyorum. -Esnafın ve tüccarın üye oldukları esnaf odaları ve ticaret odaları sus pus. Ne seçim evveli ne seçim sonrası ağızlarını bıçak açmadı. Her şey süt liman, esnafın ve tüccarın işleri tıkırındaymış gibi davrandılar. Sıkıntıları seçim zamanı dile getirmeyeceksiniz de ne zaman getireceksiniz? Sizin işleriniz iyi olabilir, ama siz kendinizi değil tüm esnaf ve tüccarı temsil ediyorsunuz, bunu unutmayın. Yoksa Nevzat Paliç örneği sizi ürküttü mü? -Basında bu seçim bir alemdi. Basın sadece cereyan eden olayları yazmaz, yayınlamaz. Basın özgürdür, tarafsızdır, ilkeleri vardır. Basın sorgular, var olan güzellikleri yazmakla beraber, daha fazla eksiklikleri yazar ve gündem oluşturur. Basın, hem halkın haber almasını sağlar, hem de halkın menfaatine gündem oluşturur. Ama bu seçimde basında halkın yararına gündem oluşturan haberleri çok az gördük. Basında daha çok “Hasan Karal falanca köye gitti köylüler onu bağrına bastı, Bakan filanca ilçeye gitti ilçe halkı cuşi huyuşa kalktı, Ak Parti Milletvekilleri kasabayı ziyaret etti halk tezahüratta bulundu” tipi haberler vardı. Tabi istisna olan basın mensubu arkadaşlarımız da var. -Cemaatlerle alakalı da söyleyeceğim çok şey var. Ama cemaatlerle alakalı o kadar doluyum ki yazmaya kalksam bu yazıya sığmaz. Cemaatleri başka bir yazıya bırakalım. Arkadaşlar haklıymış, gerçekten Rize ile alakalı yazacak çok şeyler varmış.    
Kaynak: Editör:
Etiketler: ARKADAŞLAR, HAKLIYMIŞ,, RİZE’DE, YAZILACAK, ÇOK, KONU, VARMIŞ! ,
Yorumlar
Haber Yazılımı