Haber Detayı
12 Ekim 2011 - Çarşamba 21:32 Bu haber 191 kez okundu
 
AKINCILAR ve İRFAN ORDUSU
- Haberi
AKINCILAR ve İRFAN ORDUSU

AKINCILAR ve İRFAN ORDUSU     Muhterem dostlarım, Takdir etmek gerekir ki, topraktan geldik ve yine toprağa döneceğiz değil mi!..Bildiğimiz veya bilmediğimiz gerek yöremizde, gerek ülkemizde ve gerekse değişik dünya devletlerinde ne kadar münbit topraklar vardır da bu değerli toprakları bilmediğimizi lütfen kabul edelim. Madem ki topraktan geldik ve yine ona gideceğiz, o zaman topraktan korkmamak gerekli değil mi dostlarım ama, bazı kişiler de topraktan çok korkmakta değil mi!.. Ama unutmamak gerekir ki, toprak ne ile sulanmış ve ne ne ile beslenmiş ise, yetiştirip geleceğe damgasını vuracak nesli de aynı hamurundaki maya ile sulandırarak inkişâf ettirir!.. Vatanın aziz toprağı fertlerinden iki şey ister; bunlardan biri kandır, diğeri de terdir.Bizden önceki şanlı ecdadımız nefes almadan cepheden cepheye koşarak bu güzel toprakları bizlere vatan edip göçtüler ama bize düşen görev, bu vatanın ayakta durması için gece-gündüz durmadan bolca ter akıtmak dostlarım ter…Bu teri vatanımın her köşesine bolca akıtmadığımız müddetçe bu vatan topraklarına sahip olmamız, asla mümkün değildir!..Bir bitki mesabesinde olan evlâtlarına hakikat güneşinin enerjisini yükleyerek, ona çamur çorbasını içiren toprak, onu korumayı gaye edinen ve kendisine dönmeyi arzulayan bir nesli elbette yetiştirecekti, ve yetiştirdiğini de şu son günlerde görmekten çok mutluyuz ki artık“gözümüz aydın” müjdesini de verebilirim. Takdir edersiniz ki, gülü, çiçeği, meyveyi yetiştiren toprak olduğu gibi; bazı hikmetleri bizlere kavratması kabilinden ebu cehil karpuzuna da saksılık yapan topraklar vardır değil mi? Yıllarca ülkemizde ebu cehlin saksılarında yetişen zakkumlardan neler çekmiştik neler!.. Bahçıvan olarak bizlere düşen gören görev, tohumu rasgele toprağa atmak değil, onu mümbit yerlere atmak ve bakımını da mükemmel yapmakla tohumdan istediğimiz verimi almak; aksi taktirde yapacağımız bütün emekler boşa çıkacaktır. Demek ki her toprak bir değildir.Öyle ise tohum atarken, o tohumun yeşereceği zemini arayıp bulmak zorundayız!.. İşte yıllarca şehitler diyarı ve mazlum ülkelerin bütün ümidi olan benim cennet ülkemde ekilen tohumlarda güller ve çiçekler yerine zakkum çiçekleri korunup, onların ortaya çıkması sağlandığından, ne yazık ki güllerin geç açması sonucu benim cennet ülkem “muasır medeniyet seviyesini” ne yakalayabildi, ne de geçebildi ama bugün Rabbimize şükürler olsun. İnsan=Varlıkların en şereflisi, en mükemmeli ise, insan olarak bize düşen kutsal görev bu özelliklere sahip olmakla yürekten bu kutsal davaya hizmet için irfan ordusuna katılmaktır!..İlme ve hikmete dayalı ve İslâm prensiplerini yaymaya yönelik bu kutsal hizmetten daha geçerli, daha güzel bir hizmet şu dünyada henüz yaratılmadı, zaten de yoktur. İrfan ordusunun saflarında yer alanlar halk tarafından kıymeti takdir edilemeyecek kadar yüce ve mukaddes varlıklardır. Onların davası tebliğ ve irşad olduğundan, liderleri de kâinatın efendisi Hz.Muhammet olduğu sürece bu ordunun mağlüp olması asla mümkün değildir!.. Sa’di Şirazıye ait şu mükemmel yazıyı lütfedip hem evimizin köşesine ve hem de yüreğimize yazarsak, inşallah irfan ordusuna hizmette yarış içinde olacağımız ve bu bu kutsal hizmetten asla ayrılmayacağımız muhakkaktır: -Toprağa: Sen misk misin, amber misin? Gönlümü alıp giden kokudan ben kendimden geçtim diye sorduğumda, toprak dedi ki, “ben değersiz bir kildim.Amma bir süre güle saksılık yattım da, gülün olgunluğu bana işledi.Yoksa ben yine aynı toprağım!..” İşte bu ilim-irfan ordusunun yetiştirdiği altın nesil, inşallah güle saksılık yapan değerli topraklardır!..Rabbim bu irfan ordusunun hizmetlerine katılmamızı nasip eylesin(amin)… Evet bizler, cemiyet bünyesini kemiren mikrop ve hastalıkların kaldırılıp, yerine güzel özeklilere sahip asil gençlerin oluşması için var gücümüzle bugüne kadar çalıştık ve çalışıyoruz.. Fakat bu güzel hasletler sokakta, çarşıda, lüzumsuz ve fuzuli işler arkasında kazanılmaz. Bunlar ancak, bu duygulara ve bu hasletle sahip arkadaşların yanında, onlarla birlikte ve bir arada kalmakla, onların hal ve hareketlerini görüp ders almakla kazanılır. Bunun için bunların beraber kalacakları evler, yurtlar ve okullara ihtiyaç vardı ve benim varlıksız ve varlıklı halkım da bu hizmette üzerine düşen kutsal görevi yerine getirerek artık bugün ülkem bu altın nesille menzile doğru pupa yelken yol almakta ki, Rabbim bu gençliğe hizmetkâr olmayı cümlemize nasip etsin. Bizler ilim ve irfan mensupları artık bu asil gençliğe şu güzelim ülkemize sağlıklı bir şekilde teslim etmek için üzerimize düşen görevi eksiksiz yürütmek zorundayız ki bu gençlik, Yahya Kemal Beyatlının Akıncılar şiirinden etkilenerek, dünyaya kanatlanıp uçup hizmet versin. Yıllarca yazdık, çizdik ve imkânlarımız ölçüsünde verilen bu hizmetlerin karşılığı artık bütün dünyaya açılan okullarla bütün dünya takdir ederken, ne yazık ki, benim ülkemdeki kör-sağır ve şaşkın kelaynak kuşları idrak edememeleri, işte bizi üzen en büyük acı bu nokta efendim. Bu asil gençliği ve onları yetiştiren ebeveyn ve öğretmenlerini hürmetle selâmlıyorum..     Abdulkadir İpekoğlu-Em.edb.öğretmeni-Rize  
Kaynak: Editör:
Etiketler: AKINCILAR, ve, İRFAN, ORDUSU ,
Yorumlar
Haber Yazılımı