Haber Detayı
17 Mart 2012 - Cumartesi 03:36 Bu haber 179 kez okundu
 
18 MART 1915 ÇANAKKALE
- Haberi
18 MART 1915 ÇANAKKALE

Bu tarihin unutulmaması lazım. 97 yıl önce bugün başlayan varoluş mücadelesi, bu milleti yok etmek isteyen 7 düvele karşı tekvucüt olarak hem yoklukla hem düşmana karşı verilen ölüm kalım mücadelesinin miladıdır. Türk Milletinin Tarihten silinmesini önleyen Dünyanın en büyük muharebelerinden birinin geçtiği Şanlı Çanakkale’de verilen mücadelenin 90.  yıldönümünü kutluyoruz. 97 yıldönümünü kutladığımız bu haftayı anlatmak, yazmak mümkün değil. Kalemle yazılmaz, sayfalara sığmaz Çanakkale’de yaşananlar. Çanakkale’yi yaşamak için orasını görmek lazım. Hele 18 Mart soğuğunda Gelibolu’daki şehitliklerde şehitlerimizin Allah Allah diye düşman atılışının hayalini o sırtlarda o soğuk ve fırtınada herkesim ama öncelikle öğrencilerimizin gençlerimizin ve hele hele Doğu ve Güneydoğudan getirilecek 50 yaş üzeri herkesin muhakkak bilmesi lazımdır. 18 Mart çok soğuk bir gün. Gelibolu’nun Ege’ye bakan kısmı büyük bir açık alan ve rüzgâra, fırtınaya çok uygun bir cephe. Fırtınayı o cephede yaşamak lazım. Ben kışlık elbiselerimle bir 18 Mart soğuğuna dayanamadım. Varın yazlık elbiseleriyle 97 yıl önce cennet yurdumuzu bize bırakanların ne halde çatıştıklarını sizler hesap edin. Edin ki emanet aldığınız yurdu ona göre sımsıkı kollayın ve koruyun. Bu yazımda bu kutlu hafta anısına Gelibolu yarımadasını naçizane tanıtmaya çalışacağım. Şunu öncelikle belirteyim Çanakkale Savaşlarının yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası yakın tarihlere kadar ziyarete yasak bölgeydi. Sebebini bilmiyorum ama askeri bölge olduğu için buraya ziyaret yapılmıyordu.  Galiba 90 lı yıllarda halkın ziyaretine açılmış. Ben 2004 yılı Temmuz ayında ilk defa çocuklarımla özel aracımla yıllık iznimde Çanakkale’ye gitmiştim. Sonrasında Rize ‘den Milli Eğitim tarafından öğrenciler için düzenlenmiş bir turla ikinci kez 2006 yılında bir kez daha gitmek nasip olmuştu. Gerçi bir milletin kurtuluşuna vesile olan bu güzide toprakları benim tanıtmam bir defalık geziyle mümkün değildir bunun bilincindeyim ama bir gazeteci, bir Türk vatandaşı gözü ile gördüklerimi 97.yıl kutlamaları olduğu için sizlerle paylaşmak istedim. Tarihe yön veren bir milletin kurtuluş savaşı verdiği bu kutsal topraklarda 253 bin şehit verdik. Gelibolu’da 50-100-200 metre aralarla cepheler var. Bugün şehit sayılarının abartıldığını iddia edenlere tek söyleyeceğim İnönü’nün şu meşhur sözüdür.’Hadi canım sende’ Çanakkale Abidesinin bulunduğu yerde kitabede yazılanları aynen yazıyorum. ‘ 19.2.1915 de başlamış,17.12.1915 de sona eren 287 gün aralıksız süren savaşta 425 bin Türk askeri savaştı.253 bin şehit verdik. İtilaf Devletlerinin 525 bin askeri savaştı. Bunların dokümanı ise 200 bin İngiliz,48 bin Fransız,20 bin Avusturya,10 bin Yeni Zelanda,6 bin Hintli olmak üzere 284 Bin ölü bırakmışlar.10 Ocak 1916 da yurdu tamamen terk ettiler.’ Buradaki kitabede 72.Alaydan Yüzbaşı İ.Nesip -RİZE ismini okuyunca hüzünlü, gururlu bir şekilde bütün şehitlerimize Fatihalar okudum. İsmail Türüt’ün Fatihalar Yasinler bitmez Karadeniz’de sözleri aynen gerçekliğini koruyor. Çanakkale; Yedi Düvelin gözü üzerinde olan güzel, cennet yurdumuza açılan ilk ve en önemli kapımız. Hasta Osmanlının 600 yıllık saltanatını içine sindiremeyen tek dişi kalmış canavarlar 525 bin kişilik asker ve savaş gemileriyle Çanakkale ve Gelibolu yarımadasını kendilerine bir üs olarak seçti. Dünyanın en modern teçhizatıyla donatılan ve Boğazdan geçişlerini garanti gibi gören İtilaf devletleri birlikleri vatanı, namusu ve hürriyeti için Türk Milletinin neler yapabileceğini 16 Ocak 1916 da ardında binlerce savaş ölüsü bırakarak giderken çok güzel gördüler.   HER TARAF ŞEHİTLİK Attığım her adımımda toprağın altında şehitlerimizin bulunduğunu düşünerek sürekli abdestli dolaşılması gerektiğini söylemek isterim. Çünkü burada bu vatanın kurtuluşu için şehit düşen 253 bin dedemiz Allahüekber nidalarıyla 8 m. Önündeki düşmanla süngü süngüye göğüs göğüse çarpışmışlar ve bizler bu yüce gaye için can verenler üzerinde abdestsiz ve duasız dolaşmamalıyız, gezmemeliyiz. Gördüğüm ve gezdiğim her karış toprakta 253 bin şehidimizin, ben buradayım, emanet ettiğimiz bu vatanı kâfirlere karşı daha iyi koruyun vasiyetini duyar gibiydim. Bizler 287 gün aralıksız devam eden bu kurtuluş savaşında şehitlerimize layık olabiliyor muyuz acaba diye çok düşündüm. Şunu samimi olarak belirtmeliyim ki bir kurtuluş destanı olan Çanakkale bir kere gezmekle  yazılamaz,anlatılamaz..İbret alınması için,daha iyi düşünülüp çalışmak için Çanakkale birkaç defa gezilip görülmelidir. Savaşın en acımasızca geçtiği Alçıtepe köyü yakınlarındaki SARGIYERİ Şehitliğinde15 bin şehidimizin yattığını öğrenince tüylerim diken diken oldu. Küçücük bir vadide yapılan Sahra Hastanesinde insan ayrımı yapılmadan Müslüman hoşgörüsü ile yaralı düşman askerleri dahi tedavi edilirken atılan düşman top mermileriyle 15 bin yaralı insan bu hastanede katledildi. Katil İtilaf devletlerinin Sahra hastanesine saldırması dünyada çok ender görülen kalleşçe bir saldırı şekliydi. Medeni Batının bugün orta doğuda dün balkanlarda yaptığının aynısı 97 yıl önce Çanakkale’de yapılmıştı. Bu kalleşçe saldırının yapıldığı yerde bugün SARGIYERİ ŞEHİTLİĞİ adı verilen bir şehitlik yapılmış.15 Bin vatan evladı kucak kucağa burada ebedi istirahatgahlarında rahat uyuyor. 15 bin şehidimizin arasında Rize’miz den de birçok isim var. İsmi tespit edilen ve sembolik kabirlerinde rahatça yatan İKİZDERE’li şehidimi görünce ağlayamadım ama çok çok dua ettim. Kitabesinde RİZE-İKİZDERE Salih Oğlu-İLYAS 23 Yaşında künyesi vardı. Hemen yanı başında Rize-PAZAR Dursun oğlu-ORHAN 19 Yaşında, RİZE Merkez Fikret oğlu-İdris 24 Yaşında ve hemen yanlarında Of’tan ve Giresun’dan 6 şehidimizin kimliklerini okudum. ÇANAKKALE cephesi herkese ama öncelikle gençlerimize,bütün öğrencilerimize ve dahası bugün biz özerk bölge isteriz,biz ana dil isteriz,biz şunu bunu isteriz diye fütursuzca ,saygısızca meydanlarda,kürsülerde boy gösterenlere tanıtılması gereken çok önemli bir yerdir.
Kaynak: Editör:
Etiketler: 18, MART, 1915, ÇANAKKALE ,
Yorumlar
Haber Yazılımı